18 Mart Bir Dönüm Noktası

I.Dünya Savaşı insanlığın bağrında açtığı yaralar ile hala kanamakta… İnsan ölümünün nehire dönen, kan kaybına neden olan bu savaş can çekişen Osmanlı Devletinin de sonunu hazırlamıştır.
Bu savaş Osmanlı topraklarında bir çok cephede devam ederken en sıkışık ve sancılı cephe şüphesiz Çanakkale’dir. Savaşın uzamasına ölümlerin artmasına bütün gövde gösterilerine ve insan üstü mücadelenin merkezi… Her yönüyle incelenmesi gereken bu cephe götürdüklerinin yanında askeri olarak müthiş bir öğreti-eğitim üssü olmuştur. Sıralamak gerekirse;
  • Beden demiri yenmiştir
  • Cephe-satıh koruma ve terk etmeme önemlidir.
  • Savaşta insan en önemli faktör ve aktördür.
  • Teknoloji her zaman her yerde işe yaramaz.
  • Tecrübe bir komutan için en büyük eğitimdir.

 

Şimdi savunma cephemiz olan ve dar bir alanda iki yüz elli bine yakın şehit o kadar da yaralı bıraktığımız Çanakkale… Düşman kuvvetleri içinde  aynı sayılarda insan kaybı… Aradaki fark biz vatanı savunurken onlar vatanı işgale gelmiş ve çoğu sömürge bölgelerinden toplanmış insanlar… Mehmet Âkif ‘in dediği gibi “ Kimi Hindu kimi yamyam kimi bilmem ne bela…
Günümüz , O Günün Hatırası
Savaş sonrasında itilaf devletleri denizi geçseydi ne olurdu ? Buna değinmek istiyorum. İstanbul-payitaht işgal olurdu. Osmanlı saf dışı kalır, Rusya içindeki kargaşa isyan bastırılır. Savaş erken biter. Eğer başkent Anadolu’da bir kente taşınmış olsaydı belki direnmeye devam ederdi. Tabi uğruna ölünen İstanbul gibi sembol bir şehir elden çıkardı. Devamında Sevr’den daha ağır anlaşma imzalanır. Sömürge olunur ve bir çok kentte etnik maşa devletçikleri kurulurdu…
Bugün bir arada olduğumuz devlet kaç parça olurdu? Osmanlı Devletinin yaşam alanı ve sahası kaç kilometre kare olurdu? Hangi iller vatan olarak bırakılırdı? Ne kadar insan esir ve köle olurdu? Bu gün içinde olduğumuz demokrasi ve hürriyet olur muydu?
Anlamak için aynı dönemde yenildiğimiz ve kaybettiğimiz bölgelerdeki yüzyıllık sıkıntılara bakın yeterli… Örnek mi Suriye, Irak, Filistin, Lübnan, Ürdün… Buradan bakınca hepsi net olarak görülebiliyor mu? Görmeniz için yaşamak mı gerekir? Peki yenilmedik Kurtuluş Savaşı neden yapıldı? Cephede yenilmediysek masa da neden yenildik? Savaşı kaybetseydik başımıza gelecek tüm işgal-sömürge planları niçin yapıldı?

 

Kahramanın Doğuşu
Savaş her defasında kandır göz yaşıdır. Mustafa Kemal; mecbur kalmadıkça savaş bir cinayettir, demiş ve durumu özetlemiştir. Mustafa Kemal’in Trablusgarp’ta tecrübe ettiği etkin güç haline getirdiğini Kuva-yı Milliye’yi kurtuluş savaşının ilk aşamasında , Çanakkale’de gözlemlediği savaş teknikleri ve savunma yöntemlerini düzenli ordu kurulunca aktif şekilde kullanmış, Halep’te uyguladığı geri çekilme harekatı ile ordunun yıpranması ve yok oluşunu engelle stratejisini Kütahya-Eskişehir Savaşlarından sonra kullanmıştır. Tabiki onu bunlarla sınırlamak hata olur. Bilgi birikimi araştırma, inceleme, okuma uygulama ve taktikleri ile dahiliğini ortaya koymuştur. Bu noktada değinmek istediğimiz husus bir komutan ve liderin doğuşu tesadüf değildir. O vardır ve şartlar oluşunca ortaya çıkmıştır. Bunun için hem siyasi kapasite hem insani ilişki hem etkileyicilik hem teori hem uygulama hem liderlik hem hitabet yeteneği hem kendinden üstün komuta kademesini yönetme yönlendirme becerisi… Bu görünen yönleri üst üste koyarsak dahi anlaşılır diye düşünüyorum.

 

Dönüm Noktası
Çanakkale ölüm kalım savaşıydı ve Mustafa Kemal gibi bir insanın doğum sancısıydı. Onun adının ilk duyulduğu Çönkbayırı başarısıydı. İstanbul gazetelerinde haberlere konu olması ilk röportaj yapması onun tanınması hatta Anafartalar Kahramanı ünvanını almasını sağlamıştır. Savaşı ortaya çıkaran etkenler ile sonuçları değerlendirildiğinde bunca kötü olaydan çıkan bir kaç iyi şeyin en mükemmeli Mustafa Kemal gibi bir insanın sıyrılıp vatanımıza önder olmasıdır. Milleti bir arada tutan ruhu ; önündeki birliğin yok olduğunu gördüğü halde siperlere koşan Mehmetçiği gören Mustafa Kemal bu milletin asaletini ve azmini net olarak görmüştür. Dönüm noktasıdır Çanakkale bir milletin bir araya gelince yapamayacağı iş yokturun acı tecrübesi… Mustafa Kemal bunu gördü ve mücadeleyi Anadolu insanı ile başlattı. Vatan için çıkılan yolda hayatını kaybeden tüm şehitlerimizi rahmetle yad ediyoruz.
guest
212 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments