19 Mayıs

Bu Yayın Tam Olarak Neler İçermekte?

19 Mayıs

Bir barut düşman elinde beni yakar
Bir ateş yüreğimde güneş batar

Haykırır bedenim yok mu çaresi
Vatan ezilirken siner mi sinesi ?

Beklerken suspus makus talihini
Biri koşar, uyandırır şanlı tarihini

Kırıver, kendini aslan zannedenin elini,
Yücelt milletin zedelenen hür bedenini

Gel kavrulmuş helvam silinmiş cismim
Gel Kemal’im, Mehmet’im, Tahsin’im

Hürriyet olsun, vatan olsun emelin,
Salim Sadri Kudret

19 Mayıs anısına saygı ve şükranla…

19 Mayıs

Atatürk Çiçeği

 

Yazıma onun adının verildiği çiçek ile başlıyorum. Dünyada onun gibi çiçeğe isim olmuş başka lider var mı? dünya üzerinde liderlerin adını taşıyan bir çok nesne var. fakat çiçek var mı ? Mesela şehirler var, mahalleler var, bölgeler var, gemiler, uçaklar…

Giriş

Milli mücadelenin başladığı tarih olarak kayda geçse de bendeki anlamı ruhi olarak benzerdir. 5 yaşına yeni girmiştim. Her sabah evden önlüklerini giyerek bez ve şal çantalarını sırtlanarak okul yoluna giden ağabeyim ve ablalarıma özenirdim. Sürekli anneme söylenip bende gitmek istediğimi belirtirdim. Annem de bayram olsun beraber gideceğiz der dururdu. Her gün aynı senaryo tekrarlanınca ben de hiç unutmadan bayramın gelişini heyecan ile beklerdim. Bana sorarsanız şeker bayramı zannederdim. El öpüp harçlık toplayıp bir sürü şeker dolduracaktım ceplerimi…

Bayram

O gün geldi evde bir telaş herkes düğün alayına gider gibi hazırlandı. Beni de gidiydiler saçımı başımı tarayıp süslediler. Hiç gitmediğim ve hep merak ettiğim okul yoluna düştük. Yarım saatlik yürümenin ardından tek katlı uzun bir binanın önüne geldik. Uzunca bir bina duvarlarına bayraklar asılmış ve tanımadığım ama görüntüsünü anımsadığım bir adamın fotoğrafı. Annem işte bu Atatürk dedi. İlk yakın tanışma büyük bir resimle böyle oldu. Öncesinde gizli kapaklı karıştırdığım ablamın çantasındaki kitaplardaki adamın heybetli haliydi. Keskin bir bakışla beni süzüyor gibiydi. Okulun önünde ilerledikçe yaylada gördüğüm fakat köyde pek bulunmayan genişçe bir düzlüğe ulaştık. Fakat insan seli gibi sanki bedava iğne dağıtıyorlar da herkes kuyrukta. Sanki düğün var da herkes oyun için ayaklanmış. Birden mikrofondan bir ses ile öğrenci ve aileler birbirinden ayrıldı. İp gibi dizilen öğrenciler askeri birlik gibi hoş bir görüntü oluşturdu. Aileler buldukları boşluktan çocuklarını izliyor kimi kayaların kimi etraftaki binaların üstünde… Sonra siren sesi ve herkesin kımıldamadan durdu ve ardından bir şey okundu. Bu okunanı da hatırlıyordum. Her sabah dedemin açtığı televizyondan gelen asker selamlı bayraklı marştı.

Şenlikler

Yönetici bir öğretmen eşliğinde önce şiirler okundu. Sonra yoğurt yeme, çuvalda koşma, yumurta taşıma, kulede bayrak açma,sandalyede oturma oyunları ile uzun mesafeli koşu yapıldı. Aileler hem yiyor hem eğleniyor hem de çocuklarını destekliyordu. İlk defa böyle bir şey görmenin şaşkınlığı ile okula olan sevgim artmıştı. Öyle bir kalabalık var ki annem elimi bırakmıyor görüş açım kaybolunca hareket etmeye çalıştığım gibi uyarılıyordum. Kaybolursun…

İlk Okul

Adı gibi kendide ilk. Ağabeyimin ortaokula başlamasıyla bende birinci sınıfa başladım. Atatürk’ü ilk defa detaylı olarak orada Fatma Bulgur Hocamdan öğrendim. Meğer sıradan birisi değilmiş… bir de resimde bir özelik fark etmiştim yanımdaki mahalle arkadaşım Recep’e söylemiştim. ben nereye gidersem Atatürk bana bakıyordu. sınıfın kapı tarafından bakıyorum gözü bende, sırama oturuyorum gözü bende, öğretmen masasının yanına geçiyorum gözü bende… Hayretle ve birazda korkuyla büyüğüm sınıftaymış gibi hissederdim. Hatta hocamızın onu bize gözcü olarak koyduğunu düşünür yaramazlık yapacağım zaman onun göremediği açılarda yapmaya çalışırdım. Çocuk aklı işte taa lise yıllarımda öğrendim onun bir resim tekniği olduğunu… Şimdi büyüdük ve biliyoruz ki onun gözü hep üzerimizde tıpkı annenin evladına göz kulak olduğu gibi…O dönemden aklımda kalan ise bizim gibi insan olup bizim için elini taşın altına koymuş ve milletine inanmış olmasıydı. Onun kurduğu sistem içerisinde eğitim ile bugünlere ulaştım. Zamanla hayat bilgisi dersi Türkçe dersi din dersinde onu ve devrimlerini öğrendim. Modern ülkemizin mimarı şüphesiz, fikirlerin teorilerin uygulayıcısı olmuş. öyle ütopik işler ile milleti felakete sürüklememiş bilim ve akıl dahilinde geleceğe yön vermiştir. Onun ümidi gençliktedir ve vatanı cumhuriyeti gençlere emanet etmiştir yani bizlere.Biz bu sistem içinde doğup faydalarını örüp yaşayarak ve yaşatarak tecrübe ederek ülkemizi inşa edeceğiz.

19 mayıs

19 Mayıs

Herkeste farklı anılarla yaşasa da ülkemiz için dönüm noktalarından biridir. Samsun’a çıkan bir gemi ve yeni doğacak sancılı sürecin başlangıç günüymüş 19 Mayıs. Ülkenin bütün toprakları istila ve işgal ile paylaşılırken halk topraklarında öldürülüp esir alınırken bir insanın binlerce yurttaşın duygularını harekete geçirip önder olması büyük bir değerdir. Hem yetenek hem cesaret hem zeka ister. Demir pençeye karşı her türlü yıldırma politikasına rağmen, idam fermanların ilanının arkasında korkusuzca inandığı uğurda mücadele etmek zor iştir.

Bu niyetle yazdığımız yazı ile vatanın bağımsızlığı için ilk kıvılcımların Hasan Basri’den Sütçü İmam’a hayali gerçekleştirmek uğruna bireysel mücadeleyi başlatıp toplumsal dinamizme ve özgürlük hareketine dönüştüren başta Atatürk ve o dönemin lideriyle yürüyen bütün kahramanlarına şükranlarımı sunarım. Ruhları şad olsun.

guest
212 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments