Bu Virüs Biter Mi?

Bu gün teknolojik aletlerimize musallat olan virüsleri temizlemek için farklı yöntemler kullanıyoruz. Bazen virüs programı satın alıp bazen format atıp bazen de kaynağı bulup silmeye uğraşıyoruz. Çözüm arıyoruz. Tabi kaynağını ve amacını bilmek en önemlisidir. Bu nokta da virüsü üreten kişilerin ne yapmak istediğinin bilmekten geçiyor. Yani bu virüsler bir şekilde birilerinin amacına hizmet ediyor. Peki insana bulaşan bu virüsler kime hizmet ediyor? Bu virüsler yapay ortamda mı hazırlanıyor? Virüsü yayarak hedef seçtikleri öngörülerini gerçekleştirdiler mi? Salgının daha çok derinleşmesini mi bekliyorlar? Bu yayınımızda bu konulara değinmeye çalışacağız.

 

Bu Yayın Tam Olarak Neler İçermekte?

Virüs

Çin sınırları içinde covid-19’un bitmiş olması sevindirici bir haber. Lakin öyle büyük bir salgına dönüştü ki dönüp tekrar varolacak. Çünkü dünyada görünmeyen ülke yok gibi. Son Çin ürünü yine dünyayı ele geçirdi. Üretildi mi yoksa gerçekten bir pazar da mı oluştu hala muamma. Ticaret faktörü ile bu süreç daha uzun bir süre devam edecek gibi. En azından net ve hızlı bir tedavi bulunana dek. O hızlı tedavi de genellikle aşı oluyor.

 

Aşı

Bir çok ülke bu yönde çalışmalarını süratle sürdürüyor. En iyi ihtimal bir yıl içinde hazır olacağı söyleniyor. Bu virüs eğer böyle devam ederse çok uzun bir vakit. Bulaşıcığı hızlı öldürme oranı yüksek. Maalesef dünya sağlık örgütünün öngörüsüne göre çok canı alıp götürecek. İnsanların yüzde seksenine bulaşacak. Belirti göstermeyen ve hafif atlatanlarla sürü bağışıklığı sağlamlaşacak.

 

Şimdi şu aşı karşıtlarının korkularını görmek lazım. İlaç sektörü ile hiçbir bağım yok. Yapılan bilimsel çalışmalar her ne kadar kazanç mantığı oluştursa da hastalıkların iyileşmesi için çözüm odağıdır. Aşı karşıtları bu durumu kapitalizmin bir oyunu olduğunu düşünüyordu. İnsan neslinin genetiğini bozduğunu ve hormonal sapmalara neden olduğunu iddia ediyorlardı. Bu süreç ile insan vücudunda düzelmeyen bozukluk oluşturup yeni ilaçlara bağımlı hale getirildiğini söylüyorlardı. Haklı yanları olabilir lakin şu süreçte bu çıkmazın içinden bizi çıkaracak korku bulutlarını dağıtacak tek şey ilaç  ve aşı. Yan etkileri her gün hastalık korkusuyla yaşamaktansa daha iyidir. Her gün ölüp ölüp dirilmekten… Oluşturduğu etki alanı ile biyolojik silahtan çok psikolojik bir harp sanatına dönüştü. Hani iddialar gerçekse böyle bir durumu öngörmüş olmalılar. Eğer öngörülerinde isabetli oldularsa zarar edeceklerini de bilirler. Zira dünya üzerindeki zaruri ihtiyaç dışındaki tüm ekonomik faaliyetler durmuş durumda. Bu netice ile herkes kaybetti ki bence bu virüs çıkış aşamasında normal. Asıl bundan sonraki süreçte bu veba bir silah olarak kullanılabilir. Özellikle afaroz edilecek insan ve devletlere yönelik. Şimdi bu doğrultuda kazanan yok gibi. Kazanan da şimdiye kadar kazandıklarının üstüne pek bir şey koyamadı açıkcası. Gıda sektörü haricinde. Genele vurursanız ilaç firmaları zarar yazıyordur. Gün boyu sattıkları milyarlarca ilaç bir anda yarıya yakın düşüş yaşadı. Nokta atışı ilaç ve aşı bulan firma tek kazançlı çıkacak adres olacak. Ülkemizde de bu tür çalışmaların olması sevindirici. Zaten kapasite olarak zeka ve mekan olarak tüm her şey mevcut. Bilim insanlarımıza güvenimiz tam. Yeteneklerini gösterdikleri bir alandan bahsetmek istiyorum. İyileşen dönorlardan alınan alınan antikor plazmalar hastalara naklediliyor. Henüz bilinen bir iyileşme yok lakin hastaların bağışıklık sistemini güçlendirdiği belirtiliyor. Ben bile şu bir aylık süreç sağlık sistemiyle alakasız biri olarak çok şey okudum. Doktorlarımızı bu tür çalışmalarından dolayı kutlamak gerek. Bir kahramanın dediği gibi ‘Beni Türk doktorlara emanet ediniz.’

 

Döngü

Bu tip salgınlar insanlığın tarihi kadar eski birileri tarafından biyolojik silah kullanma günümüzde komplo teorisi olarak kalsa da insanlığın korkularının ana kaynağıdır. Eğer bilerek ve istenerek hazırlandıysa daha çok kazanmak için zirveye yerleşmeli ve bütün insanları etkilemelidir. Daha önceki yazılarımızda salgının boyutlarından derinliğinden ve etkilediği dünya açısından incelemeleri yapmıştık. Şimdi bu tür salgınlarda görülen şey bilime ve bilimin gösterdiği yolda bilim insanlarının gösterdiği şekilde davranmak doğru yöntem olacaktır. Yoksa yüzlerce yıldır var olan bu salgınlar cehaletin parmakları arasında beslenmeye ve İspanya Gribi gibi insanların büyük bir kesimini etkilemeye, yok etmeye devam edecektir. Hani televizyonlarda reklam,kamu spotu şeklinde anlatılar ve tartışma programlarında bilimsel verilen ışığında konuşan insanların söyledikleri boş değil. Harfiyyen uymalıyız. Yoksa salgını yenmeyi bırakın bu ülkedeki bütün insanlara bulaşacak. İyileşmiş olsanız bile bir şekilde taşıyıcılardan tekrar size dönecek. Yuvarlak bir halkada belli bir hızda giden araç gibi yine bir gün size geri gelecek. Böyle bana bir şey olmaz diyip işi varmış gibi sokaklarda fink atanlar. Her gün hava almak bahanesiyle işi varmış gibi dolaşanlar bence bu durumu düşünsün. Bu virüs öyle bir şey ki muhtemel tanıdığınız ya da sevdiğiniz eşiniz dostunuzun canını yakacak.. Belki de sizin.. Salıcakla kalın…

 

guest
212 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Ali Yatarkalkmaz
Ali Yatarkalkmaz
Nisan 11, 2020 19:27

Umarım bir an önce biter aksi halde bir sürü virüs bulaşmamış ama evde kafayı yemiş insanımız olacak 😀

verimisyon
verimisyon
Nisan 12, 2020 10:45

Kesinlikle haklısın. Bizde böyle diliyoruz.

İlkay Gürler
İlkay Gürler
Nisan 12, 2020 15:30

Zannetmiyorum biteceğini, virüs devamlı mutasyona uğruyor. Umarım biter ama çok zor.