Deli Dumrul Kim?

Türk edebi tarihinin kayıtlı en güzel halk ürünüdür. İçerdiği olaylar ile destan hikaye arasına sıkışmış kalmıştır. Bu duruma neden olan ise olağanüstü olaylar ve durumlar ile güncel gerçek yaşam formlarının iç içe geçmiş olmasıdır. Dini yapı bile kargaşa içindedir. Atamız Deli Dumrul bize sesleniyor…

kervan, deli durul, dini yapı, dede korkut

Bilinen 12 hikayeye bir yenisi daha eklendi ve sayı 13 oldu. Bu hikayelerde adı en çok anılan ve bilineni Deli Dumrul’dur. Bu hikayeyi dikkat çekici kılan bir çok unsur vardır bunların başında yer alanları sıralayarak inceleyelim.

Bu Yayın Tam Olarak Neler İçermekte?

1.Dini Yapı:

Kültür eserlerimizin içerisinde dini ritüel ve inanç sisteminin en fazla karmaşa yaşadığı eserdir. Eski dini literatür ile yeni dini formların kargaşasını görürüz. Sonunda o da inanarak huzura erecektir. Deli Dumrul köyde bir yiğidin öldüğünü duyar ve canları alanın kim olduğunu sorar. Sonra Tanrı ile kavgaya tutuşur. Kendi canını kurtarmak için derde düşer…Bu noktada Tanrı ve Azrail ile Dumrul arasında geçen insani diyaloglar bize yeni geçilen kabul edilen dinin yapısal özelliklerindeki kargaşayı anlatmaktadır. İnsanlar tamamen aynı şekildedir. Kimse Dumrul’a Tanrı’yı anlatmamıştır. Onu uyarmamış müdahale etmemiştir. Dumrul ise bu mücadele de Tanrı’yı ve gücünü kendisi test ederek keşfetmiştir. Tıpkı Hz.İbrahim’in arayışı gibi…

savşcı, göç, aşk, sevgi, tanrı,

2.Düzen:

Deli Dumrul köyün içinde bulunan kuru bir derenin üstüne bir köprü yapar. Köyden geçen kervanların da üstünde geçerek ona para ödemesini ister. Buraya kadar her şey normal. Fakat çay kurudur ve köprüye ihtiyaç yoktur. Geçmek istemeyenden döve döve 5 akçe alır. Normal geçenden ise 3 akçe. Bu kültür hikaye içinde tüm dünyaya güzel bir örnektir. Maalesef yapılan her şey de Deli Dumrul benzetmesi yapılabilir. İhtiyaç olmayan bir iş yapıp ondan gelir beklemek. Gereksiz enerji ve harcamalar ile insanları sömürmek. O yüzden adil olmayan bütün işlerde Deli Dumrul benzetmesi yapılır. Bizim ülkemizde bu tarihi şahsiyete binlerce atıf vardır. Siyasiler, gazeteciler, yazarlar… En çok işlenen tarihi kültürel değerdir. Deli Dumrul kişiliği ile çok yönlüdür. Adaletsiz gelir için can yakar… Onun kişiliğinde bütün haksız kazançlar Deli Dumrul düzeni olarak anılır.

3.Sevgili:

Deli Dumrul Tanrı ile kavgasında diyet(bedel) borcu vardır. Tanrı onu bir şartla affedecektir. Kendi canına karşılık bir can… Anne vermeden ölür. Baba vermek istemez. Sadece sevdiği yâri ona canını bağışlar… İşte bu olay aile kavramına çok büyük bir vurgudur. Seni canı sayan yolunda ölecek olan artık eşindir. O senin ailendir. Anne baba ve diğerleri sevdandan seni kendi küçük ailenden sonra gelmelidir. İlettiği en derin mesaj bence budur.

Günümüzde bir çok aile anne-baba ilişkisi ve kavgası arasında kendi ailesini(eşini) bir kenara koyuyor. Bu durum eşlerin arasının soğumasına sevda ile kurulan yuvanın parçalanmasına ana kaynak oluyor. Eski ya da yeni bütün çiftlere bakın hemen hemen hepsi aile (kendi anne-baba) yüzünden kavga ederler. Halbuki kültür değerimiz olan bu eserde belki iki bin yıl öncesinden bize işaret veriyor. Aile böyle olmalı diye. Denge filan herkesi mutlu etmek bir ütopyadan ibaret. Eğer evlendin ise büyüklerine saygılı davranıp her zaman ve her koşulda eşinin yanında olmalısın.

4.Deli:

Bir de kültürel formlarda yer alan isme lakap bitiştirme. Bütün tarihi destan şahsiyetlerinde vardır. Bu gün bile birçok insanı tanırken tanıtırken bu tür isim yakıştırmaları yapmaktayız. Dede Korkut, Deli Dumrul, Nasrettin Hoca… Genellikle yaptıkları işlere verilen isimler olarak karşımıza çıkıyor. Deli Dumrul’un zor zamanlarında yol göstericisi bütün hikayelerde olduğu gibi Dede Korkut’tur. Bu hikayenin kahramanı Dumrul’a bu lakabın takılması tabiki yaptıklarının mantık çerçevesinde karşılanmamasıyla alakalıdır. Bu adam delidir. Ne yapsa yeridir. Yaklaşımı ile bizim gibi düşünmüyor farklı beyin yapısında hissi yansıtılmıştır.

Bütün hikayelerin ilginç olaylarla anlatıldığı, bu efsane-destan-halk hikayesi normlarının iç içe olduğu tarihi değerimizdir. Fuat Köprülü ‘Türk edebiyatının bütün eserlerini terazinin bir kefesine Dede Korkut Hikayelerini diğer kefesine koysanız, Dede Korkut ağır gelir.’ der. Bu cümleyi kurması tabiki onun içinde yer alan her sözcükte ve her olayda yatan derinliktir. Yüzyıllar boyunca taşıdığı değerlerdir. Şimdi yaşadığımız dönemde bile geçmişin izlerini taşıyoruz.

köprü, düzen, deli dumrul köprüsü,

5.Deli Dumrul,

bir insan formu olarak bizim yaşayış tarzımızda. Hepimiz bir iş yapıp kısa yoldan para kazanmaya çalışıyoruz. Zengin olup en iyi sitelerde oturmayı, en iyi arabaya binip lüks içinde yaşamayı hayal ederek Deli Dumrul gibi davranıyoruz.Hepimiz bazen güç gösterisi uğruna Tanrı ile kavga ediyoruz. İsyan edip kaderin zincirleri arasında bocalıyoruz. Hepimiz kuyruğumuz sıkıştığında aileden önce hayatımızın dostu-eş olandan yardım istiyoruz. İlk önce yarin kapısını çalıyoruz. Binlerce yıldır değişmeyen insan halimiz ile… Aslında Deli Dumrul biziz…

guest
212 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Hürpost
Hürpost
Nisan 30, 2020 18:17

Bende köprüden topladığı vergileri bilenlerdenim 🙂 Ama değişik hikayeleri de mevcut güzel bir yazı olmuş sanki temanız da değişmiş gibi geldi bana iyi yayınlar.

ankara postası
Mayıs 11, 2020 10:27

Bende şöyle hatırlıyorum Azrail canını almaya gelir Deli Dumrul’un karısı dışında limse canını vermez