Destanlardaki Yaratılış

Yaratılış, bir arayışın oluşumu, Peki insanlığın merakıyla beslenmiş ve doldurulmuş yaratılma ilk şekli nasıldı? Sorusuyla yola çıkılmış ve eski uygar toplumların kültürel izlerini oluşturarak aktarılan var olma,  bazen inanç biçimlerinin içinde bazen de mitolojik unsurlarda ve anlatılarda yaşam alanı bulmuştur.
Bu yazımızda dünya üzerindeki inanışlarda yaşayan yaratılma biçimleri üzerinde duracağız. Bu yaratılış ilk yaratanın bilinmemesi üzerine mitolojik unsurlarda Tanrı-İnsan denklemi ile insanın nasıl yaratılıp nasıl oluştuğunu irdeleyeceğiz.
Destanlardaki Yaratılış
Dünya üzerinde en çok bilinen ve okunan Yunan mitolojisinde tanrılar görevlerine göre ayrılmış ve yapacağı işler belirlenmiştir. Her tanrı kendi yetki alanınadan sorumludur. Bu her iş sorumlu Tanrı’lar Gaia ve Uranos’un birleşiminden türemiştir. İnsanlığın varlığı olaylar ve tanrılar zinciriyle bağlantılı şekilde işlenmiştir. Bütün insanlık kabahatler ve kötülükler ile doğmuştur. Varlıktan önce boşluk vardır ve başka bir iz belirtisi yoktur.

Bu Yayın Tam Olarak Neler İçermekte?

Gılgamış

Dünyanın bilinen en eski destanı olan Gılgamış destanında insan , yarı Tanrı yarı insan şeklinde tasvir edilmiştir. Bu metinlerde bahsedilen olaylar bu günkü anlatılarda yer alan tufanlardan , mücadelelerden bahsetmesi insanlığın bitmeyen savaşma dürtüsünü , yok olma kaygısını göstermesi açısından önemlidir. Tanrı şekli ve insan şekli varlığıyla Yunan mitolojisindeki Tanrı dönüşüme uğramış gibi durmaktadır.  İnsani istek ve tavırlarıyla lanetlenip yaratılan kötülük (Medusa) insan varlığı kadın  üzerinden yansıtılmıştır.

Türk Destanları

Eski Türk destanlarında ise ilk insanın yaratılışı bu gün inandığımız kurallara çok benzer nitelikte. Sakalara ait Yaratılış Destanında yaratıcı, canı sıkıldığı için insanı yaratır. Kendi nefesinden ona üfler. Yaratılma sırasında ise toprak getiren melek ağzına biraz toprak saklar… Dünya üzerindeki tepeler ve dağlar onun ağzındaki tükürükle oluşur. Oğuz Kağan Destanı’nda ise yaratılan kadın bazen suya bazen ağaç kavuğunu sığınmış bir sunak gibidir. Tanrı Oğuz Kağan’ı özel olarak yaratmış ve eşlerini de özel olarak vermiştir.

 

Destanlarda görülen bu yaratılış bir yaratıcı ile meydana gelme şeklinde ele alınmış. Bugünkü inanış biçimlerimizin temeli de iyi şeyleri yaratan yaratıcı iken kötülükler ise hep şeytanın hareketi ile doğmuştur. İnsanı bu dünyada en çok etkileyen hatta bu dünyaya gelmeden önceki cezalarının kaynağı şeytan. Öyle bir varlık ki insanın ceza, sürgün, hapis sürecinde ; şeytan yönlendirici, teşvik ediciyken Tanrı’ların gazabına uğrayarak yok olan , kurban olan insandır. Cinsiyet rolleri olarak da Tanrısal bir biçimden gelen kadın şeytani özelliktedir. Yaratılma erkeklik dişilik  ve rolleriyle sanki cinsiyet seçen bir yaratıcı özelliği vardır.

Yaratılma

Bu metinler ilk insanı ve varlığı tanrısal bağ ile ifade ediyor.  Her ne kadar ilahi gücü anlatmak ve insanın üstünlüğü göstermek amacıyla yaratılmış görünen diğer canlılar olsa da Firavun gibi biçimsel insanların mevcudiyeti Tanrı- insan yapısının kaynağını gösterememektedir. Elindeki gücü ile kendini üstün görme, yaratıcı ilan etme… Belkide diğer metinler bu şekilde oluştu… Destanlar her ne kadar eski olsalar da yol gösterici gibi görünse de yeterli bilgiden yoksundur. Fakat taşıdıkları nüanslarla ufuk açmaya muktedirlerdir.
guest
212 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments