175 Yıllık İdeal Devlet Düzeni Kuramı- Kominist Manifesto

Dünya üzerinde değişik ve arzulanan ilk ilkesel düzen arayışı… Manifesto ne demektir, ilk kominist manifesto ile yansıtılan amaçlanan ilkeler nedir? Toplumsal adil düzen ve belirlenen ideal ilkeler ile davranışsal hareketlerin mahiyetini inceleyeceğiz.

Karl Max ve F. Engels manifesto ile amaçlanan değişim başlamış. Ardından doğru şekilde ilkeleştirerek zamana iz ve geleceğe yön olmuşlardır. Bu yazımızda bu ilkeler ile yaratılmaya çalışılan dünyayı anlatacağız. Amaç düzen var etmek… Düzen kurmak ve bu düzenin adil olmasıdır. 

düzen

Devlet Planlama Teşkilatı Açısından Proleterler ve Burjuva

Devlet planlama teşkilatı kavramını ele aldığımızda; Proleterler ve Burjuva, işlev konusunda Devleti kuran insandır. İnsanı var eden ve koruyan devletin koyduğu kurallar ile alışılan düzendir.

Manifesto, öngörülebilen toplumsal düzen içinde yeni yolun çizildiği genel ilkeler toplamı denilebilir. Kominist manifesto da aynı özellikleri kapsayan bir sistemli arayıştır.

Bu nedenle genel toplumsal düzeni aşağıda anlatacağımız şekilde idealizm ile yola çıkılıp kuran sistemdir. Manifesto sistemsel dönüşümün ana ilkeleridir.

Bu günden yaklaşık 175 yıl önce sosyal adalet ve düzenden ilk defa bahseden halkçı metindir.

Öyleki bir metin ile işçi hakları ve hareketi ilan edildi. Sistem içinde demokrasi ile işçi sınıfın güç birleştirmesini amaçlandı. Zamanla da metinin gücü yayılmadı ve yayımlanmasıyla sosyalizm beyannamesi oldu.  

Bu yazımızda sosyal olgu olarak en çok tartışılan kişi Karl Marx’tan ve teorilerinden bahesedeceğim. Oluşturduğu ütopik hedefler ve görüşler yüz yıl önce ilk denemelerini yapmıştır.

Az da olsa hala aynı sistem ile devam etmekte olan ülkeler vardır. Bu noktada kavramsal derinlikleri irdeleyelim. Halk kitlesi emeği sömürülen hakkı hiçbir zaman verilmeyen insanlara verilen isimdir proletarya.

Halkın emeği ve işiyle beslenip zenginleşen yahut feodal düzen içinden gelen ve büyüyüp hüküm süren yöneten zenginleşen sömüren kişilerdir burjuva.

Çağlar boyunca bu iki kitle arasında sürekli bir savaşım vardır. Son yüzyıl içine damga vuran görüşler ile devletler ve ülkeler düzenler değişimine yol açmış bu düşünürlerin hayalindeki dünya mı? Sorularına cevap arayacağız.

sosyalizm ve manifesto

Sosyalizm

Dünya düzenleri içinde bilinen en insancıl görünen ve amaçlanan ideal devlet ve insan düzenidir. Manifesto ile ilk düzenli şeklinde ifade bulan yaşamsal harekettir.

Teoride adil yaşam eşit paylaşım olarak görülen bu yönetimsel biçim maalesef uygulamada hep sıkıntılar doğurmuştur. İnsan fıtratında ters gibidir.

Yahut yıllardır böyle yaşadığımız için algılama ve yaşama biçiminde zihnimize yerleşmeyen nedenlerle sorgulamaya devam ediyoruz. Anlayamadığımız yahut anlayıp da korktuğumuz bir düzen.

Dünya da açık toplum olarak yaşayan ülkelerden bildiklerimizden yola çıkarak anlatalım. Kominist yaklaşım ile aynı anlama gelen birliktelik ve topluluk anlamını taşır.

Bu ilkelere sahip insanlar yoldaş, ülküdaş olarak anılır. Bütün halkların eşit ve köleleştirilmeden çalıştırılması yaşaması amaçlanmıştır.

O günlerden günümüze rejim biçimi olarak az kullanılsa da ekonomik yönü bütün devletlere bir şekilde sirayet etmiştir.

Günümüzde bir çok devlet sosyal politika üreterek vatandaşları arasındaki sosyal dengeyi hem korumak hem yaşatmak için destekler sunmaktadır.

Bu amaçla iş şartlarının iyileştirilmesi, ücretlerin adil olması, gelir dengesi, vergi adaleti ile ücretsiz sağlık, eğitim, ulaşım gibi olanaklar da gelişmiştir.

Marx ve Engels’in hazırladıkları manifesto ile başlayan sistemleşme ve ardından gelen yöntemsel gelişimler ile 70 yıl sonra ilk defa devlet düzeyinde kullanılan biçimleri başlamıştır.

Devrimsel bir halk hareketi olarak tüm yurttaşları ilgilendiren biçimiyle ilk tecrübeleri ortaya konmaya başlamıştır. Bu noktada her ne kadar az sayıda devlet için bu sistem benimsense de hemen hemen bütün ülkelerin içinde bu tür düşünceye sahip siyasi oluşumlar kurulmuştur.

Bu politika ile bazen sol-sosyalist partiler iktidar dahi olmuşlardır. Asıl önemli olan bu sistem ister parti ister devlet rejimi olsun bir çok ülkenin iç dinamizminde yer edinmiştir. Kısmı olarak uygulamalar yansımıştır.

devlet

Dünya üzerinde sosyalizmin ilk meyvelerini yiyen, deneyip ve dünyaya ithal eden ülke Rusya’dır. Devasa bir ülke ilke birliği ile birinci dünya savaşından devrim yaparak çıkmış ve kuruluşa geçmiştir.

Devrimi gerçekleştiren kesim ilk başta eski hükumet ve kralın bütün kirli çamaşırlarını ortaya dökmüştür. Emperyalizm ve Panslavizm akımlarını da terk etmiş kurtuluş mücadelesi veren Türkiye’ ye yardımcı olmuştur.

Temel ilkesi özgürlük ve eşitlik olan sosyal devlet ilk defa denenmektedir. Her rejim gibi bu yeni olan nizam da insanlar üzerinde hakimiyet kurma aşaması sancılıdır.

Öyle ki insanlar inançlarından, kültürlerinden, topraklarından, düzenlerinden, zenginliklerinden, hayallerin koparılmışlardır. Öyle bir hale gelmiş ki insan kıyımı ve göz dağı en büyük düzen koyucu olmuştur.

Rusya

Sosyal Devlet Nedir? Rusya

Dünya üzerinde bilinen ilk sosyal devlet kuruluşudur. Manifesto ile ideal insan ve devlet düzeni yaratmak için Sosyalist devrim ile başlamışlardır.

Hala biçimsel özellikleri taşımakla beraber 30 yıldır kapitalist düzene kaymaya devam etmektedir.

Doksanlı yıllara kadar dağılana dek bu rejimin pençesiyle yaşıyordu. Günümüzde hala tam olarak kopmuş değildir.

70 yıllık tecrübesi ile dünya üzerinde bir çok devlete örnek olmuştur. 90’lı yıllarda dağılma süreciyle değişim geçirmiştir. Bu dönüşüm hala devam etmektedir. Zirvede duruşu güçlüyle denge kurmuştur.

Sosyalist düzenin en iyi örneği kendisi sayılır. İçsel yapısının yayılmasıyla diğer devletlerin içinde partiler kurulmuş. Karşı gibi görünen politik görüşler ve etkilenmiştir.

Zamanla bazı yönleri mantıklı gelmiştir. Hükumetler sosyal adalet ve düzene yönelik adımlar atmışlardır.

En çok eleştiri alan yönü ise büyük bir coğrafyada çeşitli insan gruplarına hükmetmesiyledir. Etnik ve dini yapıyı yıkmıştır. Toplumsal yapıyı birbirine eşitlemek için milli unsurları yok saymıştır.

rusya

Sosyal Devlet Nedir? Küba

Rusya’nın küçük varisi gibi kapital düzene başkaldırı ile manifesto idealizmine ulaşmaya çalışan ve hala öyle olan devlettir.

Devrimci liderlerin Amerikan emperyalizmine karşı kazandığı ilk sosyalist zafer olarak biliniyor.

Zira verilen savaş ikinci sınıf olarak itilen köleleştirilen halkın hem bağımsızlığı hem de rejim olarak yeniye geçişin savaşıdır. Castro ve Chevera ile özgürlüğü yakalamışlar ve sosyalist düzen kurulmuştur.

Dünya üzerinde yaşayan en iyi örnek ve açık rejim devletidir denilebilir. Dünyanın en mutlu ülkesi olarak anılıyor.

Hırsızlık ve dilencilik sokakta yaşayan insan gibi sosyal sorunların olmadığı tek ülke olarak biliniyor.

Çalışma saatleri kısa eğlence vakitleri uzun… Dansları antik çağı andıran sokakları kültürel yapısıyla göz kamaştırıyor. Kanser tedavisi ilaçları ile de ün salmıştır.

Küba

Sosyal Devlet Nedir? Kuzey Kore

Günümüzde adını sıkça nükleer silahlar ile duyduğumuz kuruluşu Küba’ya benzer bir devlettir.

Devlerin savaşından doğan iki devletten sosyalist olanıdır. Manifestosal ideale en uygun yaşayan devlettir.

En kapalı rejim olarak içeriği ve geleneği hakkında en az bilgiye sahip olduğumuz ülke. Dünya gündemine nükleer deneme balistik füze çalışmalarıyla sürekli anıldı.

Ülke içi dış ülke görünümlerine kapalıdır. Bu sosyalist rejimin hala en sert uygulama yeri olarak biliniyor.

kuzey kore

Sosyal Devlet Nedir? Çin

Dünya üzerinde rejimsel karmaşa ve insani yapı bakımından en değişik siteme sahip olan devlettir.

Görünüşte Manifesto idealiyle en modern ve gelişmiş sosyal devlettir. Fakat yaşantısal ve uygulama olarak en kapital düzenin kurulduğu sanayi devi gibidir.

Mao tarafından sosyalist düzene benzer içerik üreten devletlerin başında gelir.

İlkeleri ile sosyal devlet kurmayı amaçlayan uygulamadaki sıkıntıları yöntemsel olarak aşan liderleri ile adaptasyon süreci başlar.

Dünyanın en kalabalık ülkesi daha 30-40 yıl önce kendi ekmeğini bulup yeme derdindeydi. Günümüzde ise sanayi devrimi ile dünyanın en büyük ihracat devleti.

Gelişimi en hızlı ülke… Sosyalist devletler arasında en açık düzene sahip kapitalist-sosyalist karışımı bir yapı ile dünyaya kök söktüren devlet.

Kültürel yapısından da asla kopmamıştır. Ülke sosyalist görünse de gelişim ve sanayi ile sosyal adaletsizliğin en fazla olduğu ülkedir.

Sosyal düzen gördüğümüz kadarıyla yönetimsel bir tabela adı. Daha çok ucuz işçilik ve malzeme ile dünyaya hükmetme peşindeler.

devlet ve düzen

Sonuç

İş ve işçi haklarından yola çıkarak oluşturulan ilk manifestodan günümüze dünya yine aynı. Fakat yakılan ışık ile işçi sınıfı kazanımları arttı. Çalışma koşulları iyileşti. Lakin sömürülme ise hala aynı…

Her ne kadar yönetimsel olarak dünyaya tam olarak yayılmasa da felsefi olarak iktidarları etkilemiştir.

Siyasi partiler sosyal düzen içerisinde özellikle halkın yüzde seksenini oluşturan işçi sınıfının istekleri doğrultusunda bir çok sosyalist sistemi ilkelerine eklemiştir.

Şimdi dünya üzerine yayılan virüs ile sosyal devletin önemi daha iyi kavrandı. Sosyal dengenin en büyük göstergesi olan ücretsiz sağlık hizmeti önem kazandı.

Gelişmiş ülkelerdeki kapitalist düzen özel sağlık sigortası ve tedavi sürecinin olumsuz sonuçlarından açılacak davalar nedeniyle bir başına bırakıldı.

Sorumluluk almamak için tedavi dahi edilmiyor ve insanların göz göre göre ölümüne şahit oluyoruz. Sosyal devlet düzeninin en çok eleştirilen yönü gelişimi tetikleyen süreçleri tıkaması olarak gösterilir.

Rekabet düzeninin yasaklanması firmalar veya ekonomik çıkar sağlayan kurumsal güçlerin gelişimini engellediği düşünülmektedir. İnsanın hareket gücü olan daha iyisini yapma isteği ve daha çok kazanma azminin önünde fren görevi gördüğü için eleştirilir.

Zira bakış açısı şöyledir. Çok veya az çalışsam da aynı geliri elde ediyorum. Basamaklar çıkamıyorum. O zaman çok çalışıp da neden kendimi yorayım…

Sistemsel olarak yerleştiği devletlerde ilk başlarda devletler arası ispat ve rekabet gereği bilime makineye teknolojiye önem verilse de zamanla köhne bir döneme giriyor. Sebepleri ise yine insanın yaşama bakış açısıyla alakalıdır.

Kişisel görüşüm ise her teori gibi bu sistemsel hareketin de doğru ve haklı yanları mevcuttur.

Bu yüzden iyi şekilde incelenip faydalı yönleri farklı rejimler içerisinde eritilerek bir tırpan görevi görmeden kullanılabilir. Bizim ülkemizin genlerinde sosyal adalet vardı. Var olmaya da devam ediyor.

Dünya üzerinde bir çok ülkenin demokratik sistemi içinde manifesto ilkelerini savunan ve amaç doğrultusunda hareket eden siyasi oluşumlar mevcuttur.

Bizce de bu sistemsel değişimler uygulamaları ile yeninin değişimin kapısını açmışlardır. İnsan farklı düşündükçe özgür, özgür düşündükçe de mutlu olacaktır. (Bu yazı K.Marx ve F.Engels’in Kominist Manifesto  adlı eserinden yola çıkılarak sentezlenmiştir.

Kitapta yer alan düşünceler kendi testimizde dinlendirilmiş. Eleştirmek haddimiz olmadığı için ideal başlıklar ile tasvip ettiğimiz fikriyat aktarılmıştır.)

Ayrıca bu yayınımızı beğendiyseniz  Dünyaya Yön Verenler konu başlıklı yayınımıza da ulaşabilirsiniz. 

Ayrıca benzer konularda başarılı bir makalenin bulunduğu Wikipedia bağlantılı yayın önerimize bakabilirsiniz.

guest
212 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments