Dünyam ve Radyom

Bu Yayın Tam Olarak Neler İçermekte?

Nisan

Baharın gelmesiyle hareketlenen hayatımız, Nisan ayıyla beraber göçün habercisiydi. Dedem ve ninem inekleri alarak 6 aylık göçe çıkıyordu… Bütün köy on-on gün içerisinde iki yarıya bölünürdü. Her sabah okul yolunda gördüğümüz yükü sırtında en kıymetli hayvanları önünde yola dizilirdi, insanlar.
Bu göç ineklerin kafalarına geçirilen örgü , boyunlarına takılan zilleriyle düğün alayı gibi olurdu. Yolculuk yaklaşık 12 saat sürer yeni çayır yeni yıla umut kapısı aralardı. Okul bitse de ben de gitsem diye beklerdim…

 

Haziran

Bu bozkır her sabah ritim tutan hayvan sesleriyle insanların haykırışlarıyla yankılanır, sürü ; çobanın orkestra şefliğinde dağı aşıncaya dek hayvan sesleri kulları inletir, dağı aşınca oba sessizliğe bürünürdü. Erimemiş zom kütleleri en büyük eğlencemiz olur sırılsıklam oluncaya kadar oynardık… Ay ışığında top oynamak en büyük eğlencelerdendi, top uzağa gidince beraber gidip almak, dönüşte korku yarışı yapmak, geride kalmamak için tüm gücümle koşmak, sis altında mantar aramak…

 

Temmuz

Çocukluk kaybolan inekleri fener ile saatlerce aramak… Kalabalık bir ses dağlardan yankılanan bulduk çığlıkları….Elektrikler olmadığı için akşam olunca mum alevinin dalgalı ışığında göz kapaklarımız erir gibi yavaş yavaş kapanırdı. Sabahın ilk habercisi, dedemin 06.00 son ses açarak dinlediği radyo haberleri bizim uyanma öpücüğümüz olurdu.
Ardından dedemin haberlere yorum sesleri ve vah vah nidaları hala kulaklarımda…

Ağustos

Yaylanın boşalmaya başladığı mevsim köyde iş zamanı gelmiştir…
Dünya ile tek iletişimim olan yegane icat öyle çok şey istemeyen, en yakın dostun gibi… Radyo. Her gün 15 dakikalık program dinlemek için sırtımda taşırdım. Okunacak bir şey bulamamanın üzüntüsü belki boşluğu dinleyerek doldururdum…Sesli kitap- kitap canlandırma saat 16:00 kulağım son ses açılmış radyo da… Dedem “oğlum çok açma sesini pili tez biter “ serzenişine sıra bende şimdi dünya uyansın der gibi radyo ile yüksek taşın üstüne oturur kimseyi duymadan dinlerdim. Seslendirme de kullanılan efektler hala hatırımda canlıdır… Yürüme sesi, gıcırdatma , yemek pişirme sesi…Yayla da en sevdiğim iş idi seslendirme dinlemek…

 

Eylül

Hazan be hüzün ayı dünyanın en enterasan icadı olan radyo ile kopuş ayımız. Okul hazırlığı ile ayrılıyordu yolumuz ,bir haziranda daha buluşmak üzere…
guest
212 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
mrcq8
mrcq8
Mart 12, 2020 12:21

Yazılar mütiş