Dünyamız

Bilim insanları tarafından yaş hesaplamaları yapılsa da hala gizemini koruyan yaşam gezegeni. Çeşitli teori ve deneylerle oluşum süreci için çalışmalar sürüyor. Merak ile başlayan araştırma ile bu gün; dönüş hızını, eğikliğini, yapısını, çapını, yörüngesini gibi bir çok özelliğini biliyoruz.

Bu Yayın Tam Olarak Neler İçermekte?

Farketmediklerimiz

İçinde yaşayıp farketmediğimiz bir özelliği var. Şu an bilinen yaşamsal olgulara doğal olarak sahip tek gezegen. Fakat evrenin en zor şartlarında  yaşam mücadelesi veren gezenidir. Binlerce yıllık geçmişiyle insanlığa hizmet eden bu yapı çağın en çok yıpranan oluşumu. Tarih boyunca hiç bu kadar hırpalanmamıştı. Bu kadar kıymetsizlikten, hor görülmekten yorulmamıştı. Evreni insan dünyayı da bir organ kabul edersek bitirmek için çaba sarf ettiğimiz ciğer gibi. Her türlü zararlı faaliyette bulunup iyi işler bekliyoruz. Kirletip temiz hava, yiyecek umuyoruz…Ne kadar daha gider böyle kestirmek güç.

 

Dünya bir hazine üstü de altı da çok değerli. Biz üstünde yaşayan canlılar son yüzyılda binlerce yıldır yapılmayan kötülüğün belki de milyarlarca katını yaptık. Sebebi kazan kazan mottosu. Sanayi devrimi ile başlayan bu çılgınlık hiç bitmeyecek bir sorunu doğurdu, doğurmaya devam ediyor. Bilimin verilerine göre şöyle bir yorum yapmak yanlış olmaz. En azından normal şartlarda yaşayan bir insan olarak. Her gün evimize koyduğumuz eşyanın yerine bir iki yıl sonra yenisi geliyor. Bu yeni teknik açıdan değişmiş ve gelişmiş olsa da yanında bir şey daha istiyor. Mesela evimde televizyon vardı. Eskidiğini düşünüp yenisini almak istedik. Eski vitrin ve konsol da gitti. Yenisi geldi internet istedi, kumandasız işkenceye dönüştü. Emin olun evde kumanda arama kurtarma çalışmaları yapıyorum. Diyeceksiniz oooo hala orda mısın? Kumandasızı var. Biliyorum lakin o da büyüdüğü için ya da büyük olduğu için duvara sığmayacak, yakışmayacak. Bu süreç böyle sürüp gidiyor. Kendi bulunduğunuz bölgedeki dükkanlara bakın malzemelerin hepsi birilerinin evine gidiyor ve evlerinden bir şeyler dışarı çıkıyor… Diyeceksiniz ki zaten dünya üzerindeki maddeyi eskittik attık dışarı. Lakin hammadde olarak aldık vebalı bir meta olarak attık… İnsan gibi yeme ile başlayıp dolaşım ve boşaltım sistemi gibi düşünebilirsiniz.

 

Tuhaflık

 Öyle enteresan bir varlık ki üzerine her türlü işlemden yeniden var olarak çıkıyor. Bu gün eski uygarlıkları kazıyarak ortaya çıkarırken bir şey farkediyoruz. Her şeyi örtmüş. Olduğu şekliyle bulunduğu tarihe gömmüş. Muhtemelen bizimde yaptıklarımız yok olacak, saklanacak. Zira gelen yeni nesil tarafından tarumar edilmezse. Yine tahminen bedensel olarak biz de  fosil olmuş şekilde binlerce yıl sonra bir ot bir ağaç gübresi yahut araç yakıtı olacağız. İnsan ömrüne göre çok yaşlı olan ve ne kadar daha yaşayacağı bilinmeyen dünyayı bir toz tanesi gibi olan varlığımızla yok etmeyelim. Bilelim bilinçli davranalım. Yaşamak ve yaşatmak için onu yok etmeyelim. Huzur dolu günler dilerim.

 

guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments