Dünyanın Sonu

Tehlike içeren filmler gibi bir hal… Belkide gelecek yılların korku filmlerinin, salgın filmlerinin kurgusu var. Kargaşayı izledikçe dünyanın sonu mu geldi? Diyoruz, diyeceğiz.
Tüm dünya çalkantı halinde bir salgının etkisiyle durmuş ve tüm ekonomik dengeleri altüst etmiş durum ile karşı karşıya. Sağlık konusunda genel mücadele iyi gibi görünse de işler fena karışacak. Çünkü dünyanın sürüklendiği dar boğaz bir çok ülkenin mali olarak altını oyacak. Şimdilik işler yolunda gitmiş olsa da gelecek daha karanlık günlerin habercisi gibi. Ticaret, turizm, seyahat, hizmet sektörü gibi ülkelerin can damarı olan unsurları çökme ve batma tehlikesiyle karşı karşıya.

 

Dünya ekonomik dengesi ticaret üzerine kuruludur. Bu dengenin en büyük faktörü (%80) sanayiye dayalı üretim potansiyelidir. Üretim arz-talep dengesiyle bu güne kadar iştahlı bir şekilde gelişti. İnsanlara iş, evlerine aş, geleceklerine sermaye oldu. Bu gün bu durumu doğuran unsurlar çok yavaşladı. Sanayiye bağlı üretimin yarıya yakını durmuş durumda. Önce işsizler ordusu meydana gelecek. Sonra bu ordunun oluşturduğu bunalım hareketleri. Salgın biter her şey normale döner diye beklemeyin. Zira toparlanma ancak bir-iki yıl içinde normale dönecek. Bu toparlanma tabiki 2019’un son verilerine ulaşma aşaması olacak. Kaygılar devam ettiği için süreç kendi içinde zorlukları barındırmaya devam edecek. Şöyle düşünün açlık korkusu,fakirlik, bitkinlik hatta ölüm korkusu çektikten sonra durumunuz iyi olsa dahi acil ihtiyaç olmayan bir ürünü alacak mısınız? Öncelik sıranız olacak mı? Tabii olarak hayır. İnsan doğuşunda risk vardır. Lakin kimse bu risk altına girmeye cesaret edemeyecektir. En azından unutana kadar.

 

Dünyanın sonu kendini yok etme değil de bocalama ve yeni olaylara gebe olacak şekilde ilerliyor. Güçlü devletler bu süreçten gücünü bir şekilde yükselterek çıkacak. Salgın ile zayıf düşen veya zayıf bırakılan devletler kolay kolay belini doğrultamayacak. Doğrultsalar bile eski güçlerine ulaşması hatta eski bağlarını koruması zor olacak.
İtalya salgından en çok zarar gören ülke konumunda. Tüm ülkede hastalar için ölüm-kalım savaşı veriliyor. Dışarıda korkusu ile ailesini kaybedenlerin üzüntüsü. Psikolojik olarak geride kalanların travmatik durumu… Şimdiden sorgulanmaya başlayan AB. Zaten İngiltere’nin birlikten ayrılmasıyla gemi su almıştı. İspanya da aynı yola doğru sürükleniyor. Dünyanın merkezi dediğimiz bu birlikte taşlar yerinden oynayacak. Birlikteki çatırdama artacak. Bu durum ekonomi dünyasının merkezi olan kıtayı zorunlu çözülme süreçlerine gebe bırakacak. Şimdi görülmeyen işsizlik ve açlık ile refah içinde yaşayan insanların hayatları altüst olacak. Kaos doğması kaçınılmaz olacak.

Bu Yayın Tam Olarak Neler İçermekte?

Gelişmiş Ülkeler

ABD ülkesi insani düzenin en az olduğu ülke. Kanunlar var fakat kanunlara uysa dahi insanlar, kanunun duygusu ve ruhu yoktur. Amerika kültürel yapısı dünyanın en vahşi düzeninin kurulduğu yerdir. Bunları nerden mi söylüyorum. Adamların market yağmalamaları dışında silahlanma da %30 oranında artmış. Tuhaf bir şey değil mi? Ufak bir kargaşa ya da yokluk anında neler olabilir? Tahmin etmek dahi istemiyorum. Yoksa biz yanlış anladık barutlardan ateş yakacak, tüfekleri pişirip yiyeceklerdir.

Afrika

Afrika ülkeleri zaten yokluk ve yoksulluk ile uğraşmaktan ölümlere tanı bile koyamayacaktır. Lakin tehlikenin en fazla olduğu ülkeler bunlar. Göç halinde oldukları için hastalık dünya genelinde kontrol altına alınsa bile bu ülkelerde yayılma devam edecek. Sonra yine dünyaya yayılacak. Yayılmasını önlemek adına alınan önlemler oradaki insanları kaderlerine terk etmekten öteye gidemeyecek. Ölümler olacak belki savaşlar çıkacak ama sömürge düzeninde yaşananlar kimsenin umrunda olmayacak. Geçmişte olduğu gibi…

 

Çin’i bu süreç içinde ayrı tutmak gerekiyor. Gerek rejimi gerek gösterdiği refleks ile işi iyi kurtardı. Şimdi dünyaya timsah ağzı gibi yardım eli uzatıyor. Fakat bu durum onu kurtarmaz. Her ne kadar kaynağı tartışmalı olsa da şuanki dünyanın çektiği acı, çekeceği, göreceği işkence onun omuzlarında olacaktır. Yardım eliyle kendini aklayamaz. Daha önce yine bu tür virüslerin çıkış noktasıydı ve yine çıktı. Önlem yok yasak yok… Şimdi dünya ellerine düştü. Tıbbi malzeme satarak üç aydır kaybettiklerini bir yıl içinde kazanacaklar. İnsanlığı sürüklediği durum aslından uzaklaşıp farklı bir boyut kazanacak.

 

Görünen o ki bu gün yaşadığımız ve gördüğümüz her şeyin bağlı olduğu kazan-kazan ekonomi süreci durgunluk yaşayacak. Dünya ülkeleri arasında kartlar yeniden karılacak. Herkes payına düşeni alacak. İnsanlık bir bilinmezlik ile yeniliğe ışık olacak. Zamanın işaretini bu gün devletler arası iletişim ile bir yeniliğe itilmiş olacak. Zorluklar ile geçecek… Çok güçlü gibi görünen devletlerin acizliğini görüyoruz.

 

Kimilerine göre kapitalizmin sonu, kimilerine göre sosyal devlet düzeni geri gelecek… Her ne olursa olsun bu sürecin kazananı üretimini sağlık ekipmanları ile destekleyen ülkeler refaha ulaşacak. Görünen o ki bu süreçte sağlık sektörü değişime uğrayacak. Kapitalizm dediğimiz sistem beslenmesini bu yön üzerinde geliştirecek. Kendini geliştiren ilaç şirketleri kazanmaya devam edecek. Dipsiz bir kuyu gibi…

 

Kimsenin kazancında gözümüz yok süreç düzelsin şu korku bulutları dağılsın. Kaybeden büyük halk kitleleri evine yeniden ekmek götürsün. Sağlıklı günler dileklerimizle…

Yorum

  1. Timuçin Nisan 3, 2020
  2. ReHiTu Nisan 3, 2020
  3. Süleyman Nisan 3, 2020
  4. verimisyon Nisan 3, 2020
  5. Rıza Yıldız Nisan 3, 2020
  6. verimisyon Nisan 3, 2020
  7. Adsız Nisan 3, 2020
  8. verimisyon Nisan 3, 2020
  9. cepnet.com Nisan 3, 2020
  10. ERDI Nisan 3, 2020
  11. Rıza Yıldız Nisan 3, 2020
  12. verimisyon Nisan 3, 2020
  13. verimisyon Nisan 3, 2020
  14. verimisyon Nisan 3, 2020

Yorum Ekle