Garip Bir İroni : Orhan Veli Kanık

Edebiyatımızda taşları yerinden oynatıp kendi tabiriyle garip bir doğumun simgesi… 
Türk Edebiyatının önemli şairlerinden biri olan ve dünyada en çok okunan şairimiz olması onun bilinmesinin önemini bir kez daha gösteriyor.  Şiir yerelden çıkıp evrensele yol alan bir gemidir. Kanık işte bu özelliğini yaşarken ne kadar gördü bilinmez ama bugün istediği limanda bayrağı dalgalanan ironik bir şair. Şiirleriyle onu tanımak , edebi döneminden günümüze izini sürmek, anlatırken anlamak amacıyla…

Bu Yayın Tam Olarak Neler İçermekte?

Edebi Yönü

Garip akımını reddettiği biçimsel ve anlamsal ögeleri şiirine de sokmamıştır. Tartışma konusu olan onun bu ortaya attığı kavramsal anlamdan uzak ‘sokak dili’ dediğimiz gerçek sanattır. Şiire halkın yaşamını sokmuştur. Dalga geçer gibi yazdığı şiirlerinde bahsetmek gerekirse Kitabeyi Seng-i Mezarda … ‘Hiçbir şeyden çekmedi dünyada / Nasırdan çektiği kadar…
Yazık oldu Süleyman Edendiye’ diyerek, derin anlamları sadelikle işleyerek göze çarpar. Onun devrinde ücret ödemeden yapılan işleri görünce artık Bedava’ ne kaldı diyor insan. Sanatçının akıllardan hiç çıkmayacak dizeleri ‘Ciğercinin Kedisi’nde mahlukatın ezeli ve ebedi yapısını görürüz.
İnsanoğlu bazen her şeyden yorulur boğazında kalır, düğümlenir ölüm sessizliğinin yaşam belirtisi hayat bulur, dökülür satırlara ‘ Anlatamıyorum’ sözcükleri ile. İstanbul ;şairlerin baş köşesi, ondan beri sesleriyle canlanır, inletir hala kulakları , suya değen insan ayaklarının sürü sürü ,çığlık çığlık duruşları, yine aynıdır. Bir elinizde cımbız bir elinizde ayna varsa ve yakılıp yıkılıyorsa dünya, vatan için hala nutuk peşindeyse ölürken birileri ne kadar güncel kalmış sır gibi dizeler.
Şöyle bahar gelip binbir çiçeği sıcak kokusuyla getirdiyse burnunuza ve bırakıp istifa etmek geçiyorsa içinizden sizi de bu havalar mahvetmiştir. Yelkovan gibi dolaşıp sokaklarda yığılıyorsanız bir kenara , yorgunluk ile bakıyorsanız gökyüzüne değişmişse rengi bilin ki gelmiştir Orhan Veli; siz uyanmadan yapmıştır o işi. Bir yerlerde çekinmeden uzanmışsa bir kadın ayıp demeden sere serpe, işte yaşıyorsunuz saniye saniye onu hayatınızda…

 

Onu Anlamak

Şiirlerinde kendisi kadar tartışılan şair kısa ömründe ve belki de en verimli çağında aramızdan ayrılmıştır. Onun sanatını anlamak için hayatını hayatını anlamak için çağının şartlarını irdelemek gerekir. II.Dünya Savaşı onu anlamak için bir ip ucudur. Yok oluşa sürüklenen insanın acılarıyla , yaşayışıyla hisseden bir düşünürün hıçkırıklarıdır. Belki de yüzyıldır Batı kavramları ile doldurulan edebi coğrafyamızın özünden çıkan özgün şiirsel üsluptur.
Her bir satırı sehl-i mümteni olan bu dizeler ustaca ortaya konan kelime oyuncusunun oyunudur. Adı gibi Garip , tuhaf , değişik olanı insanın kendi türüne yaptığı bu zulmünden kaçarak insanın saf halini işleyişinde görürüz. Dışavurumculuk akımın özelliklerine yakın anlatımıyla edebiyatımızda derin yankılar uyandırmıştır. Onun dönemi I.Yeni(Garip) olarak anılır. Onun çizdiği ufuk kullandığı dil ve şiirin kalıplarını yıkma başarısı bugünün şiirinin kaynağını oluşturur. Siz hala onu okumadınız mı? Şiirlerini okumanız ve bu satırlara bir daha dönüp anlamanız ümidiyle.
guest
211 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments