Güzelliğin 1 Sırrı

 Tüm insanların beynini kurcalayan kavramlar vardır. Nasıl güzel olurum ve en iyi olmalıyım durumudur. Bu nitelikte olmak ya da ulaşmak bakış açımızla alakalı. Varlığın en iyisi insanın gözüne hoş gelendir. Bazen insanlar kıymet versin diye; güzellik abidesi olmaya çalışırız. Bazen gözler üstümüze dönsün diye; yarışmadaymış gibi en tarz şeyleri giyeriz. Amaç diğer insanlara  aramızda güzellik yarışması yapmaktır. Bazen de bunun için duasını yaparız. Bazen de kendi kriterlerimiz ile kendimizi test ederiz. insan bedeninin her anı her durumu yaratıcı tarafından düzenlenmiş mükemmel sırlarla doludur. Üstünlük fiziki görüntüde değil bazen saklıdır…

Erkek yahut kadın ayrımı olmadan. Erkekler yahşi-yakışıklı kadınlar ise boyu-gözü-kaşı-bakışıyla servi gibi nazlı güzelleşmiş  olarak anılır. Genç yaşlı demeden herkes yıllara meydan okuyan en estetik abide olmaya gayret eder. Ayna karşısında kendini inceler. İnsan ardından kendini ayna karşısında hoş görmek sürekli değişir. Değiştirir. Bazen iyi hissetmek için bakım salonlarında. Bazen dualarıyla eliyle örer güzelliğini.  Her insanın ortak gayesi karşı tarafa en hoş gözükmektir. Bu konuyu göreceli kavram olarak niteleyebilirler, lakin en iyi olma görünme ve beğenilme  evrenseldir.

Güzel ve İnsan

Bütün güzellikler gerçeğinin taklididir. Mutlak olanı, doğal olarak doğada var olandır. Çünkü ona yaratıcı eli değmiş en iyi şekilde yaratmıştır. Parmak izi gibi biriciktir. Dünya üzerinde çirkin bir şey yoktur. Çirkinlik görecelidir. Göz yanılsamasıdır. Aldatmacadır. İllaki çirkin olmadan olmaz diyorsanız kastettiğiniz tam olarak bakımsızlıktır. Özensizlik iyi bakamama güzel dokunamamadır.

Tüm insanın en büyük kaygısı… Birileri için süslenip koşuyoruz sokaklara, birileri beğensin, gözünü alamasın… Bu kabul edilme ve onaylanma tutumu bütün insanlarda mevcut. Genç de olsak yaşlı da birilerinin onayına ihtiyacımız var. Bu temel davranışsal hareket sevgi ile tatmin duygusunun en iyi olma çabasına bir yansıması… Tıpkı çevremizde en beğenilen  kızın bizi farketmesi için atttığımız taklalar gibi. Tıpkı en yakışıklı erkekle karşılaşmak ya da buluşmak için en iyi şekilde giyinip süslenip taranmak gibi… Temel neden kendimize söyleyemediğimiz sözcükleri başkasından beklemek. Onayını onlardan almak. Dışarıdaki gözden fark edilmek ve beğenilmek…

Güzellik Testi-Beğenilme Dürtüsü

Tanrı insanı en iyi şekilde yarattı. Onu değiştirmek ve mükemmellik katmak sanatçının eline verildi.  Her insan giydiğiyle yediğiyle kokusuyla karşı taraftan beslenmek ister. Tatlif edilme, yüceltilme, diğer insanların gözünde üstün görünme, ve netice olarak testi geçmek… Hepsinin kökeninde yatan his beğenilme dürtüsüdür. Yani yaptığı bakım takındığı süsün onaylanma arzusu.

İnsanlar yıllarca bu emelleri uğruna hoşlandıkları karşı cins ile yakınlaşmaya başladı. Kimi dostluk düzeyinde kimi sevgi kimi muhabbet düzeyinde kaldı kimi ise aşk ile daha ötelere taşındı. Duygusal açılımlar ile geleceğe yol alındı. Fikirler duyguları duygular ruhları kucakladı… Sevda bulutu yağmur olup üstüne yağdı. Dertler de huzur da beraber oldu… Beğendik ve bir araya geldik.

Beğenme hissinin doğurdu duygu ile daha olma isteği başlar.

Bu öyle bir duygu ki bazen beğendiğin bir varlığın karşısında dilin tutulur. Heyecandan dilin lal, ellerin titrek, kalbin kriz olur… Karmaşık duygular ile kalbin pıt pıt atar yerinden çıkacakmış gibi.

Beğenilmeme korkusu, ilk randevudan sonra bir daha bir araya gelmeyen insanların itim gücü gibidir. Mıknatıstaki aynı kutup özelliği gibi beğenmeyen insan beğenmediğini iter.

Beğenilmek gibi beğenmekte bizim içsel dünyamızın yansımasıdır. Bazen bodoslama dalıveririz hayatın içine… Beğenmediğimizi belirtmek için. Arsız görgüsüz davranışlar sergileriz. Aslında bir anlamda aynı şeydir. Bir şeyi beğenmek gibi beğenmemekte normaldir. Beğenmek iyi karşılanırken beğenmemek itilir… Fakat beğenilmeme bazen üzerinizdeki elbisedir. Bazen olumsuz bir davranış bazen olaylara bakış açınız bazen tutumunuzdur. Çok takmayın karakteriniz yerinde ise… Gerisi hep düzelir. Beğenilmeye de çok takılmayın. Minik yalanlar olabilir altında.

Güzellik Testi-En Güzel En Çirkin

Sosyal medyada bu nedenle yazıp beğeni toplamaya çalışıyoruz. En küçüğünden en büyüğüne kadar herkes aynı. Temel neden  başkalarının sözleriyle kendini değerli hissetmek. Çünkü alışmamış dilimiz kendimizi övmeye… Aynanın karşısına geçip kendimizi başkasının sevgisi gibi sevip okşamaya… Beğenmeye… Hep eksik bulmuşuz kendimizde… Huzurumuzu, mutluluğumuzu, hayallerimizi, güzelliğimizi, yakışıklılığımızı başkalarının iltifat sözcüklerine esir etmişiz. Onların gördüğü kadar sevdiği kadar övdüğü kadar beğenmişiz kendimizi. Yoksa baharda bağa çıkmış arı gibi değiliz. En iyi balı yapmıyoruz. En iyi eşi aramıyoruz. Emin olun biz kendimizi beğendiğimiz kadar huzurluyuz hayatta. Kendimizi sevdiğimiz övdüğümüz kadar… Yanımızdaki değerli insanların da övgüsü etkilidir. Lakin sizin gözünüzün gördüğünden ruhunuzun hissettiğinden eksiktir… Yarımdır… Akışına bırakın kendinizi sevin… Eksik ve fazlanızla kendinizi kabul edin…

Güzellik Yarışması- Bitmeyen Rekabet

Bir çok insanın kanısı çirkin varlık yoktur. Genel düşünceye katılmakla beraber üstün olmak görünmek estetiktir. Onu diğerlerinden ayıran şekil verenin elinde en orijinal formuna dönüşmesidir. Her alanda olduğu gibi iyi görünmekte bir rekabet iyi hissetmekte rekabeti güçlü yapar. İnsanın doğuştan gelen hislerinin zirveye ulaşmasıdır. Ardından kendisini diğerlerinden bir çok kritere görmektir. Bu durumu da üstün görerek en iyi olduğunu savunmaktır.  İnsanlar iş hayatlarında olduğu gibi diğer alanlarda da rekabet halindedir. Görünür halinden ziyade gizli bir şekilde sürer bu savaş.

Güzel olan hep dert çekmiş. Ardından koşulurken yahut vicdansızlık ile suçlanırken acı da çeker. Hayat en iyiyi bir kez vermiş güzeli arayana binlerce kriter vermiştir. Güzelleşme bir kez doğar ama ardından binler koşar. Aklın aldığı kriteri kurcalar durur.

Her birey bir yönüyle bir şekilde birini beğenir birileri tarafından da beğenilmek ister. Renkler bakışlar ve zevkler farklı olsa da beğenilme dürtüsü ve  beğenme isteği hep vardır. Öyle ki bu beğenme çoğu zaman şairlerin dilinde bile dolanmıştır. Aşk hüzünlerin baş mimarı olmuştur.  Aşık Veysel ”Ben güzele güzel demem/ Güzel benim olmadıkça” diyerek güzele olan bağlılığı özetlemiştir. Varlık eğer sizdeyse en iyisidir. Bu sadece insani-beşeri iyilik olarak değil toprağımızı beğendiğimiz gibi…

Sırrımız ise kendini sevmek ve beğenmektir. Kibir dağları örmeden.

guest
211 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments