Hayatım

Başlangıç

Hayat hepimiz için bir yerde başlıyor… Bir dönüm noktası var hayatımızın. Çoğu insan bir tane var dese de aslında her an hayatın oluşumudur. her an yeni bir hayat başlar. Her insan gibi benimde hayatım olağan akışında gidiyordu. Lise son sınıf ve ardından gelen bir yıllık süreç şuanki hayatımın tam anlamıyla dönüm noktasını doğurdu. Başlangıç mı bilemem fakat bu günden bakınca o zaman diliminin üstüne inşa edilmiş sanki… Önce lise yıllarımdan başlayarak kararlarım ve sonuçlarını değerlendireyim. Bir anı ile başlayayım. İşte hayatım…
Liselere şimdiki gibi sınavla girilen yıllardı. İmkanlarım yetersiz olduğu için herhangi bir başarı da gösteremedim. Zaten sınava girmem için evrakları hazırlayan başvuruyu tümüyle takip eden bir Türkçe Hocam vardı. O olmasa zaten böyle bir şeyden haberdar bile değildim…. Ortaokuldan sonra İlçemizde yer alan düz liseye kayıt oldum. Hababam de babam havasında son sınıfa gelmiştim. Üniversite hayaliyle dolmuş ve azimle çalışıyorum. Boş vakit yok. Teneffüsler bile kalem kağıt soru üçgeninde geçiyor. En sevdiğim ders benim için de boş dersti… Tabii soru çözmek için. Hatta bir video bile var boş derste çekilmiş bir kayıt. Arka sırada oturmuş test çözüyorum… Ara ara açıp izliyorum😄

hayatım

Lise

Okul nöbetçisi olmuştum ve her fırsatta olduğu gibi test kitabımı aldım. Görevime başladım. Yakama asayiş berkemal rozeti taktım. Koltuğumda gelecek misafirleri beklerken soru çözmeye çalışıyor derslere yardırıyorum… Süper lise bölümünde okuyan bir kız arkadaşta benimle nöbetçiymiş. İlk defa karşılaştık. Tanıştık. Birinci ders bitti teneffüste arkadaşlarım geldi. Hal hatır derken ikinci ders başladı… Nöbetçi arkadaşım uf puf yapmaya başladı. Çok sıkıcı olduğumu, hiç muhabbet etmediğimi, inek gibi derse gömüldüğümü bu günün bitmeyeceğini söyledi… Ben sustum. (Aradan bir buçuk yıl geçince yine o arkadaşla dershanede karşılaştım. Denemlerde ona fark attığımı görünce bir gün yanıma geldi ve keşke ben de zamanında çalışsaydım dedi…) O yıl şansa bak sınav sistemi değişti. Önceden sadece lise 1.sınıf konuları ÖSS’de sorulurken artık 2. ve 3. sınıf konularıda dahil edildi. Süre kısıtlı konu çok… Yandı gülüm keten helva… Yapabilirim yapacağım inancıyla çıktığım yolda ilk darbeyi yedim… Hedefim Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık okumaktı… Artık bir hayal olarak var olacaktı. Çalıma azmimi yitirmeden devam ettim. Fakat aldığım puan bu bölüme çok uzaktı… Ben de aman boş kalmayayım bir şey okuyayım diye tercih yaptım. Lise de ders olarak gördüğüm fazla anlamadığım bir bölüme yerleştim… Yıl 2006. İçine düştüğüm karmaşa böyle başlamış oldu.

üniversite hayatım

İlk Üniversite

O yıl mezun olup Sakarya Üniversitesi Felsefe Bölümünü kazandım. Düşünmeyi o zaman öğrendim… Platon, Aristoteles, Hegel… Varlık yokluk ile arke, kaos, kozmos derken maddenin varlığın oluşumunu filozofların diliyle su mu hava mı diye arıyorken bu bölümün bana göre olmadığına karar verdim. Tabi bir yıl kendimle cebelleştim. Filozoflar varlıkla uğraşırken ben ruhi olarak kendimle kendimi tanıma ile olgunlaştım. Radyo mesela ilk defa uzun soluklu gece programları ve gönlümün tercümanı müziklerle orada tanıştım. Dinledikçe dertlendim dertlendikçe düşündüm… Filozoflar kendi kişisel sorunlarını aşmışlar dünyayı anlamaya çalışırken ben şimdiyi ve geleceği kurguluyordum. Sonra 2007 Mayıs ortası gibi final sınavlarına girmeden üniversiteyi bırakıp köyüme döndüm. Yeni yıla daha iyi dileklerimle başlama planları yaptım. Evde bulunan kitaplarla ufak ufak çalışmalarımı sürdürdüm. İmkanlar kısıtlı köy işleri bağ bahçe çok… Kafamda kurduğum gibi olmadı hiç bir şey. 2007’nin Kasım ayı gelmiş köy işleri dinmiş ve yeni hayatın kurulumu için bana gurbet yolu gözükmüştü.

İlk Hayati Tecrübem

Felsefe okumam bana o yıl kattığı şey çoktur. O dönemde edindiklerim ile yol alıyorum hala… Zira ilk aileden ayrılık ilk bireysel yaşam… Açlık ve yokluk tanışma… Hem çalışma ve hem okuma… Gerçek hayatın bizim düşündüğümüz gibi tozpembe yollardan geçmediğini öğrenme… Mücadele olmalı başarı için tüm varlığı ortaya koymalı bazen insan… Her şeyi iyi kötü de olsa aile tarafından karşılanan ve hiç aç kalmayan biri için eğitim gurbeti çok şey öğretti. Arkadaşlar ile gerçek anlamda ilk bağı orada kurdum. Öncesi mahallede oyun ve eğlence dostluğuydu. İşte çalışırken meslek dostluğu… Üniversitede ise hayatı paylaşma, zorlukları göğüs germe, beraber dert edinme ve beraber aşma günleri… İlk defa sigara orada içtim mesela… İlk defa dertlerimle çoğu kez tek başıma mücadele ederek üstesinden gelmeyi öğrendim. İlk defa cebimde paraya göre hesaplı yaşadım… İlk defa yokluğu gördüm ve kaygısını yaşadım… Hayatı gerçek anlamda orada öğrendim diyebilirim. Hiç bitmeyen sıkıntılar ve sorunlar yumağıymış ömür… Durmadan mücadele etmeli insan yoksa atıveriyor bir durakta kader…

çalışma ve başa dönüş

Çalışma İle Başa Dönüş

İnşaatta baba mesleği ile pişmem gerekiyormuş. Valizimi ve test kitaplarımı omuzlandım hayatımın en uzun yolculuğuna çıktım. 24 Saat sonra Muğla’da turistik bölgede zenginlerin yaşamlarını hazırlayan evlerin yükünü taşımaya başladım. Bodrum bir başka dünya idi. Lüks yaşamlar için beyaz martılar yahut güvercinler gibi dağlara modern villalar -benim için kafesler -yaptık yüzlerce… 6 ay çalıştım. Soğuğun insanın içinden geçmesine ilk defa şahit oldum. Ellerim yüzüm ve dudaklarım ilk defa orada çatladı… Fakat azmimin kararlarımın uygulama yeriydi. Bir kaç usta bir kaç iş arkadaşı ameleyle beraber çalıştım günlerce… Ömrümün en güzel en büyük parasını orada kazandım. Sabah işe gidiyor akşam gelince ders başına oturup test çözüyordum. Kaynak kitaplar aldım, gece yarılarına kadar ders çalıştım. Millet okey oynamakla yahut sokaklarda fink atmakla geçirirken gecelerini ben soruların içinde yüzüyordum. Her gece en az 3 saat ders çalıştım. 2008 Mayıs ortasında memlekete döndüm ve bir dershaneye kaydoldum. Bir ay vardı sınava. Denemeler yapıyoruz. Ben 100 kişi içinde hep ilk beşteyim eşit ağırlıkta. Ben de şaşkınım. Nasıl oluyor diye… Zira burada bulunan arkadaşlar bir yıldır dirsek çürütüyorlar. Ben damdan düşer gibi gelip de onların önüne nasıl geçtim diye hocalar gibi arkadaşlar da şaşkın… Sonra anladım tabi ben hiç kopmadım sistemden soru çözerek pekiştirdim, lisede öğrendiklerimi orada test çözerek sonra ise kendi kendimi eğiterek… Eğitim veya öğretim içselleştirilerek başırıya gidilir zaten. Yoksa öğretmen en iyi problem çözme yolunu en iyi şekilde anlatıp bir hap misali sunsa bile biz üzerine bir şey koymak için çabalamazsak soru çözüp pekiştirmezsek kendi başımıza deneyip yapmazsak verilen bilgi gösterilen yol koca bir hiç… Verilen formül gösterilen yol en iyi ilaç gibi etkisini gösterse de zamanla tesiri zayıflayacak ve hiçlik kalacak elimizde… Benim bu noktada gördüklerimi öğrendiklerimi hiç bırakmadan tekrar etmem unutmamam yolumu aydınlattı. Sıfırdan başlamadım. Var olanın üstüne koyarak devam ettim. O bir ay ikinci hedefim olan bölümü kazanmama yetti. 2006 yılında mezun olup felsefe ile başlayan yolculuğum 2008 yılında edebiyat ile taçlandı. Hedeflerim hala uzak olsa da başarmıştım. En azından okumak istediğim bir yere gidecektim.
Sonrasında yaşadığım ilk gerçek ve uzun soluklu iş tecrübem… İnşaat amelesi olarak… Evin içinde otururken görmediğimiz fakat inşasındaki bütün detayları… Tıpkı insan gibi… Bizim de görünmeyen fakat yapımızı oluşturan şeyler var… Bizi sağlam kılan ayakta tutan estetik yapan…

karar akmak

Kararlarım ve Sonuçları

Hayatımın dönüm noktası aldığım kararlar ve hayatın bana sunduğu fırsatları çoğu kez doğru kullanmamdan dolayı kuruldu düzenim. Çok planlıydım lakin istediğim gibi olmasa da hedeflerime ulaşamasam da hala bir aşamaya ulaşmaktan mutluyum. Öğrendiğim ne diye sorarsanız koca bir hiç… Hayat kendi başına akıp gidiyor bense içinde bir toz… Hayatım ise tecrübelerimin toplamından ibaret… Bana sorarsanız hala büyük dönümü yaşamadım… Gençlik yıllarının enerjisi ve heyecanı ile geldi geçti. Ergenliğin verdiği güç ve dünyayı değiştirme isteği kendimi yönetme kadere boyun eğmeme isteği ( belki de böyleydi bilmiyorum) bu gün buraya getirdi. Yarından emin değilim. Neler olacağı hakkında hiçbir fikrim bile yok… Şuanki durumumun doğumu orada yarınımın doğumu değişimi ne zaman olacak bilmiyorum belki de şuan içindeyim… Umarım güzel günlere doğar yarınlarla güneşler…

guest
212 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments