İletişim Nedir? İletişimin Ögeleri Nelerdir? Doğru İletişim Nasıl Olmalıdır?

 

İletişim; Her etkileşim bir kaynağa ve alıcıya muhtaçtır. İnsanların gönderdiği iletinin bir şekilde alıcıda tepki uyandırması şarttır. Görünür yahut gizli. İşte ister görsel olsun, ister sesli, ister hissi… Bu iletişimin gerçekleştiğinin kanıtıdır. Bu yazımızda İletişim nedir? Ögeleri nelerdir? Değişen iletişim araçları üzerinde duracağız. Aradaki bağ ise iletişimin boyutunu ortaya koyar. Bu bağ  sadece konuşarak oluşmaz. Anlaşma bazen görsel bazen duygusal bazen hissel bazen dokunsal olabilir. Önemli olan iletinin aracı değil gerçekleşip gerçekleşmediğidir. Çağ değiştikçe insanların birbirleriyle olan bağları da değişiyor. Hatta araçları da yenilik kazanarak değişerek var olmaya devam ediyor. Değişmeyen tek şey ise aralarındaki bağlantı. Sürekli form değiştirse de yeniliklerle devam ediyor.

iletişim İletişim Nedir? İletişimin Ögeleri Nelerdir? Doğru İletişim Nasıl Olmalıdır?

İletişim Ögeleri

Kaynak: İletişimi başlatan varlıktır. Bazen bir ses bazen bir görüntü bazen bir histir. Diğer aşı göndericidir. Yani karşılıklı bağın unsurunu alıcıya ulaştırmasını sağlayan çıkış noktasıdır.

Alıcı: İletinin asli unsurudur. iletimin etkilediği etkiyi alan ve tepki üreten varlıktır.

İleti: Kaynağın gönderdiği ve alıcı tarafından algılanıp davranış yahut durumu düşünceye neden olan mesajdır. Açık ve net olmalıdır ki alıcıda istenilen etkiyi yaratsın. Aynı şifreyi taşınalı ortak paylaşım taşımalıdır. Mesela siz bir insana hiç duymadığı bir dil veya kavramdan bahsederseniz muhtemelen alıcıda yanlış yahut bilinmeyen gözlemlenmeyen etki yaratacaksınız. Bu iletinin aynı koddan uzak olduğunu gösterir.

Kod: Aynı kaynağın gönderdiği ve alıcının aldığı aynı şey olmalı ikisi tarafından da bilinmelidir. Yoksa aynı dünyada birbirinden habersiz lisanlar konulan ve alakasız şeylerin anlatıldığı bir ortam doğar. Yani biri size siz Çince bilmeden Çince bir şey anlatması gibidir.

Bağlam: İletinin gerçekleştiği ortamdır. Başka bütün algı ve etkenlerden uzak olmalıdır.

Kanal: İletinin tek yönlü yahut karşılıklı gerçekleştiği araçtır. Ses, fotoğraf, radyo ve televizyon gibi yüzlerce kanal ismi sayabiliriz.

Dönüt: İletişimin doğru şekilde gerçekleştiğinin kanıtıdır. Yani gönderici tarafından gönderilen iletinin kanalının sağlam, kodunun anlaşılır, bağlamının etkin be iletişimin doğru gerçekliğinin ve gerçekleştiğinin kanıtıdır. Alıcının iletiye verdiği cevaptır.

İletişimimin Temel Özellikleri

İnsanların birbirini anlamaları var olan dünyalarını anlatmalarını ve karşı tarafın anlamasıyla sonuçlanan süreç için elzemdir. İnsanların tüm varlıklar gibi karşılık anlaşmaya muhtaç bir canlı olarak var olmaya devam ediyor. Bütün canlılar arasında oluşan karşılıklı bağ öyle önemlidir ki aile içinde sevgi ve saygının devletler arasında diplomasinin dilidir. Ne şekilde gösterilirse gösterilsin işlevi aynıdır. Göndericinin mesajı doğru ya da yanlış bir şekilde alıcı tarafından alınır. Eğer insanlar anlaşmaya çalışmadan-anlaşamadıklarında ise şiddet doğar. Aynı ortamda farklı dünyaların hayaliyle birbirini yıpratırlar. Yukarıdaki bilimsel işlevleri bilmek önemli değildir. Ama etkileşimin sağlıklı olması hepimizin görevidir. Doğru bağ, doğru aktarım ile gerçekleşir. Mevlana’nın müthiş bir sözü vardır ‘ Senin bildiğin karşıdakinin anladığı kadardır.’ Yani kim olursanız olun karşıya doğru biçimde aktaramıyorsanız bilginizin deniz olan ilminizin değeri yoktur. Aşırı bilimsel konuşarak halkın dünyasına inemezsiniz. Bütün halkı da yüksek anlama ve iletişim seviyesine ulaştıramazsınız. Çözüm ise halkın diliyle hatta nabza göre şerbet vermelisiniz.

iletişimin ögeleri

İletişim Nedir? Ne Değildir?

Karşımızdaki insanı anlayabiliyorsak ve kurduğumuz bağ yüzyıllarca aynı kalıyorsa doğru yön ve yerdeyiz demektir. mesela bir Yunus Emrenin dilinden anlıyor ve ” Yarıdılanı severiz yaradandan ötürü” cümlesi bizim için anlama ifade ediyorsa işte bu dilin nitelik ve niceliğinden kodundan şifresinden binlerce yıldır haberdarız. Fakat daha sonraki dönemlerde verilmiş bir eserden şairin söylediği biçimde anlayamıyorsak sorun var demektir. Bir çok insan bilerek yahut bilmeyerek iletişime girer. İletim sadece sözle gerçekleşmez. Karşılıklı etkileşim içinde olmalıdır.

Çağ değişse de bütün insanlar bir şekilde iletişim kurarak önce kendi nesline sonra geleceğe ileti gönderirler. Bunu bazen heykellerle bazen resimlerle bazen anıtsal şekillerle bazen yazılarla aktarırlar. Anlamak yaşamak ve yaşatmak bize kalmıştır. Dünya üzerindeki insanların varlığını geleceğe bıraktığı eserler ve onların içindeki iletilerle yaşatıyor ve biz onları az çok o mesajlar ile tanıyoruz.  Kültürel veya anlık anlama aktarımı zayıf toplumlar birlik ve beraberlik ruhundan uzak oldukları gibi ortak kültür ve yaşam sisteminden de yabanıl oluyorlar. Ortaya sadece alış-veriş yani çıkar çıkar diyaloğu olan duygusal bağı olmayan insanlar doğuyor. Karşılıklı anlaşma her yönüyle insanları besleyen ve yetiştiren ana unsur. Aktarımsal güç ve değer. Yazılı, görsel  olarak anlamak ve anlatabilmek amacımız.

İnsanoğlu var olduğu andan itibaren bir şekilde anlaşmak ve derdini anlat üzerine doğar. Bir bebek ağlayarak bir hayvan ses çıkararak yahut hareket ederek. Bütün evren aynı denge üzerine var olmuştur. hepsinde gaye aynıdır. Anlamak ve anlatabilmek. Bin yıl önce üniversiteler kurulacak hatta deseler kimse inanmazdı. Hatta bu gün görüntülü görüşme olacağına

Konuyla alakalı olarak bir çok üniversitede bölüm başlığı altında kurulmuştur. Bir çok dergi, gazete, kitap, televizyon ve radyo hatta sosyal medya gibi alanlarda insanların ihtiyacı ve iş olanağı mevcuttur. İletişim Fakültesi başlığı altında detaylı araştırma için tıklayınız.   Yıl önce inanmadığımız gibi. Bilimler yeniliklerine derinleşerek derinlik kazanmaya başladı. Öyle ki her bilim dalının altından yeni dallar gelişti. İşte son olarak çağımızın popüler mesleklerinden biri daha. Bir çok sosyal medya, iletişim aracının, basılı yayın organlarının ana okuma bölümü..

Yorum Ekle