İnfaz ve Cezanın 2020 Yıllık Serüveni

  İNFAZ VE CEZA

 

Her insan kaderin sürüklediği yolda suçlu olmaya adaydır. İsteyerek yahut tesadüfen. Her suç bir şekilde infaz ve ceza olarak mutlaka geri döner.

Dünya üzerinde binlerce infaz şekli kullanıldı ve kullanılmaya devam ediyor. infaz ve cezaların amacı insanları terbiye etmek ve sisteme uymalarını sağlamaktır.

Toplumsal düzen içerisinde ise infaz ve ceza kültürel yalnızlaştırma ve dışlama ile yaparken kanunların ise yaptırım gücü ise farklıdır.

Bazen giyotin bazen kürek cezası bazen cezaevi bazen idam.. hepsi infaz ve ceza sürecinin işkence aşamaları gibi…

İnfaz nedir? Ceza neden ve nasıl verilir? Her ceza adil midir? Değişen infaz yasaları ve indirimler ile hesaplama? Modern ceza ve infaz yasaları ile ilkel yöntemler arasındaki fark nedir? Açık ve kapalı ceza evi nedir?

Değişen cezai sistemler üzerine değerlendirme yapacağız.

İnfaz işlenen suç karşılığında verilen cezanın uygulanmasıdır. Mesela bir insan idama çarptırıldı bu kişiye verilen hüküm ceza idamın gerçekleşmesi ise infazdır.

İnsanların kişilere yahut kurallara aykırı davranışı ile başlayan ceza süreci ve netice ile uygulanan infaz yaptırımlardır.

İnfaz ve ceza sistemleri toplumsal düzen içerisinde bireylerin ve devletin adil olmasını sağlar. Hak kavramını düzenler ve geleceği inşa ederek insanların kurallar nezdinde birbiriyle olan ilişkilerini yoluna koyar.

İnfaz ve cezanın ideal olanı ise haklıyı korumak ve haksıza hak bildirmektir. İnfaz ve cezanın amacı ise korkutmak ve suç işlemekten caydırmaktır.

İnsanların devlete veya bireye karşı işlediği suçlardan dolayı; bazen bedenen bazen fiziki bazen manevi olarak dışlamadır.

Tüm haklarından alıkoyma, tecrit ederek toplumsal düzenden ayrıştırmadır. Ceza da bu bedellerin çekilmesi ve haklardan alıkonularak uygulanmasıdır.

Ceza ve infaz kelimesiyle beraber kullanılan sözcükler hapishane olarak bilinir. Devleti güçlü yapan ceza ve infaz sürecinin adil, eşit, işlek, net ve caydırıcı olmasıdır.

Cezanın infazı mekansal alıkoyma ile başlar. İnfaz süreçleri farklı işleyebilir. Şimdi cezanın çekildiği en geleneksel yöntemin mekandan bahsedeceğiz.

Dünyanın en ilkel yapısı olan hapishanelerden bahsedeceğiz. İnsanlık kadar eski olan bu ceza; değişen krallara, devirlere ve dinlere rejimlere rağmen yapısını koruyan tek kurum.

Hani gericilik hani ilkellik hani bağnazlık işte… Yöntemsel olarak değişmiş görünse de işlevsel olarak hep aynı kalmış… Kimi zaman kürek cezası, kimi zaman giyotin ile idam, kimi zaman dar ağacında…

Şekli değişiklik onu çağın uygunluğuna uyarlanmamış. Her şeyi çözüme kavuşturan düşünürler yahut politika üreticileri bu konuda yenilik getirmekte aciz kalmışlardır.

Çünkü alışılmış olan tüm insanların kabullendiği şekli yıkmak veya değiştirmek çok zordur.

Yapılan iyi hareketler çalışmalar, modern adımlar herkesin yararına gibi görünse de toplumun çoğu bu durumu af gibi algılamaktadır.

Yazımızda af değil alternatif ceza şekilleri ile sistemi masraf ve hantallıktan kurtarıp çağa uygun hale getirmek için öneriler sunacağız.

CEZA

İnfaz Ceza İndirimi

Suçu bir şekilde indiren azaltan süreçler olarak görülüyor.

Suç ne olursa olsun mutlaka bir karşılığı olmalı. Tabi kanunlar her zaman ağır yaptırım içermez.

Ya da öyle bilinse dahi yeterli ve etkili değildir. Caydırıcılığı zayıf gibi görünse de değildir. Bu insanın sonunu bilse bile gözünü karartıp bir anlık hareket ile eli kanlı hale gelmesidir…

İnsan neden düşer cezaevine, tabiki suç işler… Bu suç bazen fiilidir bazen de düşünsel… Ceza evlerinde çeşitli şekillerde ceza çekse de insanlar.

Cezanın infazı değişse de modernizmden nasibini ya çok az almış ya da hiç almamıştır. Çağa teknoloji ve rahatlık açısından geçiş sağlansa da süreç en ilkel şekilde devam etmiştir.

Neyi mi anlatmaya çalışıyorum. Suç kötüdür. Suç cezasız kalmamalıdır. Fakat cezaevine yatmaya hazır olanı tüketmeye gidiliyor.

Halbuki sosyal hayattan alı koyulan insan cezaevinde işkence çekmiş gibi dursa da zamanla ortama uyum sağlayıp yaşamaya alışıyor.

Bu durum cezasına sebeb olan süreçten veya çektiği cezanın kendisine kattığı pişmanlık yoktur.

Af konusu da hem mağdur hem kanuna takılan çelmedir. Geçerliliği kırılan kanun, umutları yıkılan mağdur ve başıboşluğa salınmış her an yeni suçlara girişirim olur mu kaygısı.

Af içerideki için umut fakat onun içeride olmasına neden olan isteyen için kötü günler habercisidir.

İnfaz Cezası

Dünya üzerinde bütün hapishaneler birbirine benzer kültürel olarak aktarılmış. İdam dediğimiz olay hala var olsa da en ilkel insanlık olgusudur.

Kişi can yakmış veya can almış olarak ceza evine gelmiş olsa bile hiçbir güç onun Tanrı vergisi canını almaya yetkili değildir.

Eski devletlerin kanunların en caydırıcısı olarak görülse bile idam insanlık problemidir. Göz dağı olarak kullanıldığı için meşru yönü tartışılır.

Eskilerin zindanlarında çürütülen beyinler ve bedenleri düşündükçe ne kadar gereksiz bir yapı olduğu anlaşılır.

Halbuki cezalı kişiler aldıkları cezalara göre sosyal hayattan soyutlanarak bir şekilde kazanca dönüştürülmeli. Cezaevlerinde yiyip içip yatıp hiçbir katkısı olmadan ömür geçiriyorlar.

Onları yargılayan mahkemeler güvenlik görevlileri gardiyanlar hepsi bu süreçte hem ekonomilere yük oluyor ve olmaya da devam ediyor.

O durumlara harcanan paralar cezalı durumu düşen insanların ıslahı ve rehabilitasyonu için harcansa hem insan kaybı hem emek kaybı önlenmiş olur.

İnfaz Ceza Hesaplama

Güncel yasalar ve değişen dünya yaşamında cezaların niteliği ve niceliği de tartışma konusudur. Ülkemizde de yeni yasalar ile beraber ceza infaz düzenlemesiyle indirim hesaplama yatılacak süreler ile ilgili detaylı bilgiye ilgili maddelere ulaşabilirsiniz.

Modern hapishane nasıl mı olmalı. Mesela müebbet ceza alanlar ömürlerini çürüteceğine yatarak isterse suçu işlediği yerden uzak kapalı alan olan bir bölgede çalışarak hem boş vakti değerlendirmiş hem dünyaya bir eser bırakarak gitmiş olur.

Aynı şekilde alt kademe de ceza alan insanlar içinde düşünülebilir. Bir şekilde onları kurtarmış oluruz. Elektronik kelepçe sistemiyle de sürekli denetim altında tutarız.

İnfaz Cezası Nedir, Nasıl Olmalıdır? İzinler Nasıl ve Nasıl Olmalıdır?

Çağımızın ileri yönetimsel tekniklerinden de artık nasibini almalı cezalar.

Diyeceksiniz ki katili bu şekilde bırakmak maktulun yakınlarına acı verir. Emin olun alışılan kadar verir. Zira tazminatla hapisten çıkan insanları biliyoruz.

Kan parası adı altında. Hem katil sosyal alandan izole edilmiş olsa bile maktulun ailesine bir yararı ve zararı yoktur.

Olmayacaktır da. O zaman çalıştığı işten elde ettiği kazancın belli miktarı tazminat olarak verilebilir. Bunlar tabiki kişisel görüşlerimiz. İşin uzmanları gerekli durumlarda uygulanacak cezaları belirlemeli ve basit suçlar için çalışma yapmalıdır.

Klasik yöntemden uzaklaşılmalıdır. Elektronik kelepçe bunların pozitif uygulama şekillerinden güzel bir örnek. Umarız daha ileri taşınarak ceza ve infaz süreci aslına uygun olarak şekil alır.

Tüm dünyada temennimiz bu şekildedir. Ütopik bir hayalden bahsetmiyoruz. Olması gereken şekilde uzmanların desteği ile değişik, faydalı rehabiliteye uygun şekiller geliştirilmelidir.

Eğer insan işlediği suçtan ötürü vicdanı sızlamıyor, pişmanlık duymuyorsa onu binlerce yıldır hapsettiğimiz yöntemlerin işlevselliği ve cezaların geçerliliği tartışılmalıdır.

İnsan eğitilen dönüştürülüp yeniden inşa edebilecek bir varlık ise ıslah ağırlıklı çalışmalar ile yenilemeli ve toplumsal düzene uyum sağlamasına yardımcı olmalıyız.

Yoksa onu zincirlere vurup dört duvarın arkasına kıstırarak ancak nefret duygularının artmasına ve çıkınca alacağı intikamların ateşiyle yanmasına sebep oluruz.

Ceza evlerinde açık ve kapalı olmak üzere farklı biçimleri bulunmaktadır. Açık ceza evinde izne çıkma izinli olma durumu bulunmakta mahkumlar belli şartlar altında salı verilmektedir.

Konu ile ilgili daha önce bahsettiğimiz bu dünyaya suçsuz gelip suçlu olmak ve bedeli ömür ile ödemek bile vardır.

CEZA

Yargılama -Suç-İnfaz- Ceza-Af

Kanunlar çerçevesinde yargılama işini yapan kişiler. Bu kişiler bütün tecrübe aşamalarından geçmelidir.

Zira kanunlardan çok vicdani olan durumlarda insani düşünebilmelidir. Mesela hiç aç kalmamış bir yargıç kaldığı için ekmek çalan bir çocuğa ceza vermek için düşünür mü? Kadın olup sokaklarda sözlü tacize uğramamış bir yargıç acaba kadınları anlayabilir mi?

Ya da küçük masum olaylarla ceza verilen düşünce suçlusu olarak yatan insanlara cezaları tasdik edilirken bir yargıç hapishanenin ne olduğunu biliyor mu? Yahut nefsi müdafaa için elleri kanlı insanı anlayabilir mi?

İşte bunların hepsini yaşayamaz, yaşayabileceklerini tatmalıdır. Tecrübe etmelidir. Yoksa öğrenilmemiş bir duygu hissedilmemiş bir yaşam için iyi yahut kötü karar vermek ancak kanun ezberciliği yapmış olmak demektir.

Bu iş dünyanın en zor işidir. Kılı kırk yarmak gerekir. Verilecek karar adaleti temsil etmeli. Haklıyı överken haksızı yermeli. İyiyi yüceltirken kötüyü batırmalı. Suçluyu perişan ederken suçsuzu mutlu etmeli… 

Kanunları koyan insanlar insanlar bu gün kötü çirkin dediği tutum ve davranışları yarın başka gerekçeler ile affedebiliyor. Bu nedenle değişen yasalar için ilgili maddelere bakabilirsiniz.

guest
212 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments