Katiline Âşıklar

Katil her zaman bir bahaneyle öldüren, Tanrının verdiği canı alan… Aşık olanlar hep önce onun gücüne tapan sonra yok etmek için uğraşanlar… Tabiki bu aşk görünenin ötesindedir. İnsanlar için özgürlük aşk, onları yönlendirenler için bazen para bazen silah, bazen petrol… Ortadoğu tarihin başlangıç noktası burasıysa savaşlarında başlama noktası bilinmeyen bir başlangıç ile aynı aşk devam ediyor. ölüm ve öldürme…

Bu Yayın Tam Olarak Neler İçermekte?

1.Kader ve Aşk

 

Savaşın pençesinde kıvranan insanlık yine onun yolunda… Ülkemizin çevresindeki savaşlar ve insanların yönlerine bakınca isyan ederken nedenini anlamak hiç zor değil. Komşumuz olan bir çok devlet ateş çemberinin içinden geçiyor. Fazla değil  8 yıl arayla iki büyük sınır komşusu  devletimiz, parçalanmanın eşiğine geldi. Bu durumun oluşmasında devletlerin hatası olduğu kadar insanların kendilerini ait hissetme sahip çıkma bilinçleriyle de alakalıdır. Hayret edecek bir durum yok. Nefretle beslenen nefret etilen topraklardan ancak nefret doğacaktı… Tuhaf olan bu insanların zamanında bu tür davranış biçimlerine onları ezen kanun kural ve rejimlerine zamanında ‘kraldan çok kralcı olarak’ sahip çıkmalarıydı. Aşık oldukları ateş döndü şimdi onları yakıyor.

2.Katil

Yüzyıl önce paylaşım savaşına girdikleri topraklarda yine aynı senaryoyu oynuyorlar. Batının elinden dilinden düşürmediği hürriyet kavramı ile başka ülkeleri kana bulamaktan çekinmiyorlar. Evet, hürriyeti kimse teslim etmez savaşarak kazanılır, lakin böyle bir kan savaşıysa kalsın istemem… Her gün vahşet gördükçe dramları izledikçe… Bizim ülkemize gelip sığınan onca insan ve onların hayat koşulları geride bıraktıkları insan kendi insanlığından utanıyor. Birileri paylaşıyor diye birileri hep ölüyor. Irak mesela zamanında dikta rejimi pençeleri arasında eziliyordu. Sonra bir başkası geldi hürriyet özgürlük hayat dediler; lakin o gelen diktanın yüz katı insanın ölümüne neden oldu.

Batı medeniyetinin ve refahının ana kaynağı insan. Bu insan bilinç düzeyi yüksek kanunlarla uyumlu aklı başında yaşam koşulları oluşturmaktan geçiyor. Doğu toplum ise hayatları gibi tüm dış dünyaları da kargaşa içinde… Biri bitmeden diğerinin -cellat-kollarında can veriyorlar. Aşık oldukları şey ne acaba merak etmiyor değilim. Ölüme değer şey gerçekten hak mı, hürriyet mi, hukuk mu, para mı?

aşıklar

3.Hayat

Coğrafyamıza bakınca onca soruna rağmen en iyi insanlık şartlarına sahip ülkemiz, aynı yıllarda birbirinden koparılmış insanlardan nasıl daha iyi yaşıyor diye soruyor? Bu noktada devleti kuran bir deha ve uygulayıcı teorisyen olan Atatürk ve ekibinin oluşturduğu mucizedir.
Bunca yıl geçmiş olmasına rağmen bireysel hırsları ve çıkarlarını halledemeyen insanlar şimdi umut etse bile bir şeyi değiştirmez. Sorunun kaynağı celladına âşık insanlar…

Hürriyet bir süreçle yaşamaktır. Savaşların kaynağı gibi gösterilse de bu gün insanların temel sorunu güvensizlik. Vatanına, ülkesine, babasını kardeşine komşusuna güvenmeyen ya da güvenemeyen hatta güven veremeyen insanlar hep kaybetmeye mahkûmdur. Komşu devletlerin bu süreçte kan gölüne dönmesi bunun somut örneği… Sosyolojik olarak birçok neden sayılabilir lakin iş insanın kendinde bitiyor. İstediğimiz şey aslında adalet yoksa nasıl, neyle yaşadığımızın önemi yok.

Bu batı guguk kuşu gibidir. Kendi yuva yapmaz serçenin yuvasına bırakır yumurtayı… Serçenin yumurtasını aşağıya atar. Serçe kendi yumurtam diye özenle kuluçkaya yatar. Sonuç doğan guguk kuşu… Batı dediğimiz bu yapı yıllardır bu taktiği kullanıyor. Senin içinde kendini büyütüyor. Sonra yuvandan uçup gidiyor. Ölü bazen burada anlattığımız gibi…

Gizli Definemiz

 

4.Ölüm

İlk insanının çocuklarının Habil ve Kabil hikâyesinde bahsedilen amaçları uğruna öldürme, hakkı olmayanı almaya çalışma günümüzün de değişmeyen insanlık fıtratı için çarpıcı bir örnek. Peki, bu insanlık niçin bu şekilde? İnanılan ilk insanlar da bile ölüm, öldürme neden var? Binlerce yıldır devam eden bu savaşım neyin bedeli? Yok edip üzerine kurulan medeniyet yaşatmaktan çok başkasının yok etmesini bekleyen bir nitelikte mi?

Tarih binlerce diktanın elinin altında celladına âşık insanı kaydetmiştir. Zaman geçip gitse de bir kelebek gibi ateşe âşık olup onun etrafında dönerken nice insan vardır. İnsanın celladı da diktalardır. Onlar kanunsuz sorgusuz sualsiz yok ederler.  Lakin çoğu bu kişiye yahut emre âşıktır. Taa ki bir gün gelip âşık olduğu şey kendisini kesen kadar.

katil

5.Sonuç

 

Bu konuyla ilgili dünya üzerinde bilindik bir örnek var. Giyotin ile idam bütün insanlar idam günü ve saati çoluk çocuk gelip idam edilecek insanı izlerler. Sonra da dönüp evlerine gidiverirler. Ne zaman sıra kendilerine gelir o zaman giyotinin hakkında değerlendirmede bulunurlar.

 

Hürriyet genellikler var olan düzenlere başkaldırı ile kazanılmış. Özellikle demokrasi hareketlerinin hepsi zamanla topyekün insani bir harekete dönüşmüş ve var olan sistem içinde cevherlerinden beslenerek olgunlaşmıştır. Bizim ülkemizde de Tanzimat Fermanından beri hak arayışları hürriyet sevdalıları yetişmiştir. Bu düşünceyi hem yaymış hem öğretmişlerdir. Zamanla olgunlaşan hürriyet fikri doğru yer ve zamanda harekete geçmiştir.  Aynı vatanın paylaştığımız şimdi koşumuz olan insanların bu hür düşünceye ulaşamamış yahut ulaşmak için ölmek zorunda olması ne kötü… maalesef bölünerek parça parça edilerek batının oyuncağı olarak…

 

guest
211 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
ibrahim
ibrahim
Mayıs 23, 2020 11:41

harika