Kirlilik

İnsan var olduğu dünyayı yönetme ve o dünyaya hakim olma isteği ile binlerce çeşit kirliliğe neden oldu. Sanayi, teknoloji gelişim, nüfus artışı derken dünya yaşanmaz ve yaşanamaz bir yere dönüştü. Evimizdeki Kirli sepeti gibi üzerimizdeki her şeyi artığa dönüştürüp bıraktık. Ama temizlemeden. Binlerce kirlilik yaparak doğal dengeyi bozduk. Sosyal toplum kuruluşları dikkat çekici işler ile bu durumu yansıtmaya çalıştı. Hatta ünlü bir sanatçı kirliliğe ve bozulmaya tahribata dikkat çekmek için ağaç ile evlendi. Şimdi bu kirlilik çeşitlerini kendi gözümüzden sizlere aktaracağım. Durumu anlamak için çok eskiye gitmeye gerek yok 100 önce hatta 10 yıl öncesi bile bize bir çok ip ucu vermektedir.

1.Çevre Kirliliği

Çevre kirliliğinden yola çıkarak ruhi temizliğin yollarını arayacağız.
Kir bir varlığın üzerinde ona ait olmayan şeylerin birikmesidir. Bu kirlilik doğal olanının içinde bulunmayanın bozduğu dengedir. Aklımıza ilk gelen çöp değil mi? Aşırı birikim ile insan sağlığını tehdit ediyor. Dünya üzerinde bir çok çeşitli kirlenme mevcut. Hava kirliliği, havaya bırakılan kimsayal atıkların yol açtığı zehirli gaz topluluğu ile oluşuyor. Özellikle sanayi kentlerinin en büyük sorunu bu tür kirliliktir. Ses kirliliği, insan nüfusunun fazla olduğu bölgelerde çeşitli şekillerde oluşan aşırı ve sürekli gürültü durumudur. Bu gürültüyü İnsanların kendi kalabalıkları oluşturduğu gibi kullandıkları araçların oluşturduğu yüksek sesler de vardır. Biyolojik kirlilik, insanların çevreye bıraktığı atıkların oluşturduğu kirliliktir. Görüntü kirliliği, doğal olanın inşa ile bozulmuş formunda meydana gelen çirkinliktir. Su kirliliği, evimizde suya kattığımız kimyasallar ve atık yağlar ile dönüşümsüz şekle dönüştürmektir. Sanayi atıkları, ilaçlama gibi bir çok faktörü içinde barındırır. Işık kirliliği, karanlığı aydınlatmak için ışık kaynaklı aşırı ve bilinçsiz şekilde kullanma biçimidir. Bu kirliliklerin hepsi önce bedenimizi sonra ruhumuzu yok ediyor. Bu kirlilik temel olarak bizi ve dışımızdaki çevreyi her zaman mahvediyor. İnsanların bazen yüzlerinde bazen ellerinde bazen saçlarında kir birikir. Bu tür kirler bir temizlik ile hemen gidiverir. Lakin yüreğimizdeki kir? Onu nasıl temizleyeceğiz.

kirli
2.Ses Kirliliği

Şimdi oturmuş gecenin bir vakti karanlığın doruk noktasında, soğuğun içinizi titrettiği bir bahar ile pencerenin içinde sesler işliyor kulağıma; sokaktan geçen serseri aşığın son ses müziği… Bu saatte duymam gereken ses belki de bir dağ meltemi, bir yaprak hışırtısı… Maalesef yok, teknolojik aletlerin çıkardığı cızırtıdan başka… Elektrikler kesilince duyuyorum o doğal sesi… Kulaklarımız hep kirli kulaklarımız hep dolu…

3.Görüntü Kirliliği

Sonra açıp pencereyi izlemek istiyorum dış dünyayı… Ev alt katta gökyüzüne bakmak için kafamı dikmeliyim yukarı. Zaten semada bir kaç yıldızdan başka görebildiğim bir şey yok… Daracık apartman aralarında. Manzaram bu kadar. Yığmışlar gözümün önünü daraltmak için ruhumu. Görüntüler de estetik olarak perişan ve o da kirli…

4.Hava Kirliliği

Sonra yine diyorum güzel bir bahar kokusu çekmeliyim içime, çeşit çeşit çiçeğe durmuş meyveler ve bitkililerden gelmeli biraz koku… Egzoz gazı, kömür kokusu ve sanayi bacası isiyle doluyor burnum… Az ötede tüten bir bacadan yanık plastik zehri yükseliyor… Uyuyan ve uyanık insanların pencerelerinden siniyor beyinlerine ve ciğerlerine. Havamız hepsinden kirli…

kirlilik
5.Doğal Yaşamın Bozulması

Diyorum birazdan sabah olacak haydi kaybetme kendini sal kendini çayıra… Yok yakınımda hunharca katledilmiş yeşillikler süs olsun diye yapılmış minnacık parklar… Olmayan çimenlere serilmiş kafa, kol, bacak kemikleri… Mahallemizin müdavimi köpekler taşımış olmalı. Kazacak yer bulamayınca beton ile kaplı caddelerde… Burnumun direkleri yıkılıyor ve anlıyorum kendi pisliğimizin ile hakettiğimi… Bir yanda başka bir canlıların hiç görmeyeceğimiz pisliğine şahit oluyoruz. Eee kazacak yer, örtecek toprak bulamamış olmalı…

6.Su Kirliliği

Hadi diyorum bir elimi yüzümü yıkayıp temizleyeyim su kokuyor ve korkuyorum. Nereden besleniyor, kimyasal karıştı mı? Gürül gürül akan çeşmeler ki bedenlerimiz gibi kirlenmiş ve kurumuş. O kadar kirlettik ki evimizdeki su kaynaklarını musluktan akan suyu içmeye korkar olduk. Halbuki günde binlerce kez sürüyoruz ağzımıza yüzümüze mecburiyetten…

7.Işık Kirliliği

Işık kirliliği, insanlığın rahatlığı için üretilen enerjinin ışığa dönüşmesiyle geceler gündüzleri andırır oldu. Gözlerimiz ışık yayan binlerce nesne ile bozuldu. Köreldi. Göremiyoruz doğru düzgün…Zamansal olarak tek fark uyku kaldı… Onun içinde uyuyacak ışıksız yer bulursak ne âlâ… Işıklar rüyalarımızın kalitesini çaldı…

 

8.Bedensel ve Ruhsal Kirlilik

kirlilik
Bunca kirlilikten sonra geriye içimizdeki pislikler kaldı. Ne kadar uğraşırsak uğraşalım dış dünyamız pis ise temiz kalamayız. Çamurlu bir sokaktan çamura bulanmadan yürüyerek geçemeyiz. Bizim artıklarımız ile dünya döndü, dolaştı. Sonra geldi midemizi, beynimizi, bedenimizi, organlarımızı ve sonunda ruhumuzu da kirletti. Sağlıklı düşünüp yaşayamamızın nedeni bu… Her adımda daha iyisine sahip olmak için verdiğimiz emek binlerce pisliğe neden oldu. Bu durumu biz yaptık.. Doymayan gözümüz ile bitmeyen çilemiz katlandı durdu… Duygularımızı yücelteyim, egomu tatmin edeyim, midemi doyurayım derken ruhumuzu unuttuk… O yavan ve yalnız kaldı… Mantık dışına itildi ve köreldi… Yaptıklarımızla kirlendi. Suya katılmış boya gibi artık arındırmak çok güç…

9.Sonuç

Bu yavaş yavaş oldu… Doğadan bize yansıdı. Toprağı zehirlenmiş bir toplumun sağlıklı olması davranması mümkün müdür?
Önce gıdaların yapısıyla oynadık. Sonra toprağa uygun olsun diye verimi artması için kimyasal gübre sonra mahsülümüze böcekler dadandı ilaçladık… Sırayla hep toprağı kirlettik. Kirlettiğimiz topraktan beslendik bedenimiz kimyasallar ile oldu… Hastalıklar kaçınılmaz oldu… Hepsinin nedeni kirlilik…
Kömür karası gibi hayatımızın yıkayınca geçen kirleri olsun. Temiz günler dileklerimle…

guest
212 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments