Hecedeki Gizemli Söz Dizicisi: Necip Fazıl Kısakürek

Edebiyatımız hece şiiriyle ünlü şairimiz sözcükleri kullanma becerisi anlam derinliği ile en zirvede yer alır. Türk Edebiyatının en iyi hece şairi desek hata olmaz. En derin anlam yüklü, en iyi sözcük ustası desek az gelir… Onun şiirleri sanat değeri ile yüzyıllık şiir dünyasındaki bütün şairlerin yol çizgisi olmuştur. Kendisi hakkında binlerce yazı yazılmış ve söylenmiş hapis yatmış dergi çıkarıp bir çok şairin tanınmasına destek olmuş şairimiz, kendi gibi şiirleri de kusursuzluk düşüncesiyle oluşturulmuştur…

 

Bu Yayın Tam Olarak Neler İçermekte?

Şiirleri ve Anlatım Gücü

Şiirlerinin her biri ayrı güzellikte, hiçbir edebi topluluğa katılmamış kendi başına bir akım olmuştur…
Şiirleri bir Mimar Sinan estetiği gibidir. Belki de bin yıldır itilen ötelenen Türkçe ve bu dille şiir mi yazılır , hecenin şiir gücü anlatımı ahengi zayıf gibi yaftalara en etkili cevaptır.
Şiirlerinde duygu ve düşünce yoğunluğu içinde ise mana derinliği saklıdır.
Kaldırımlar şiiri ile sizi yalnız başınıza karanlıkta dolaşırken hissettirdikleri ile bazen kendinizi bir dev bazen ayak sesinizin sokaklardaki yankısıyla irkilirsiniz. Yersiz yurtsuzken yatacak yerinizdir. Yorgan diye örtülür kaldırımlara karanlıklar. O karanlıkta evlerin pencereleri kör bir canavardır… Kaldırımlar her şeyiyle insanın kendisidir aynadır…

 

Sakarya Türküsü ile beyinlerimize bir insan -varlık sorgusudur. Ben ve o,  bu dünya dönerken içinde hissetmek yaşadıklarını anlamak için gizli bir hazinedir. Dünyanın içindeki insanın acıları ile kaybedilen varlığı , yüklenen acıları imtihanıdır bazen ikiside bu toprakların yorulmuş ve kan ile yoğrulmuştur. Bu insanın kimliği Sakarya nehriyle akan dev bir nehre benzetilmiştir. Her satırı nakış nakış işlenen şiirde hayatın zorlukları ve bu dünya da kendimizi hapsettiğimiz kişiliğimiz sahiplenip doğasından varlığından çıkardığımız su bile havuzda tabuttadır… Bu dünya böyle gelmiş böyle gider, herkesin koşulları bir akrebin kıskacındadır… Her hamlede taşmaya çalıştıkça acıtır ve batar…

Sonuç

Zindandan Mehmet’e Mektup’ta bir başka üslup görülür umut ile korku gerçek ile yalan… satır satır hapisane kokar. En güzel içeceğimiz ilaç kokar, acılar dizilir nara nara, duvarlar kanlıdır, şahittir , sevgi yoktur hüzün ve acı ile yüklü karanlık odalarda onu okşayan bir şey vardır ve sürekli öper alnından… Dünyada sanki sadece onlar vardır dışarısı ile irtibat kesili sadece gök yüzü… Sanki herkes güneşe göç ederken onlar bırakılmıştır… Kendisinin gelse de gelmese de herkesin sevinmesini ister zira o devdir devin kendi gibi yükü ağırdır… Orası öyle bir yerdir ki her şeye herkese şahittir… Ölüme götürülenler acıyla gidenler… Satır satır mapushane kulaklarınızı inletecek içinizde yaşayacak…
guest
0 Yorum
Inline Feedbacks
View all comments