Renklerin Minyatürlü Hali: Benim Adım Kırmızı

Renkler konuşur mu? Renklerin dili insan gibi midir? Çocukluktan bu gününüze yaptığınız resimler dile gelip konuşsa ne hissederdiniz? Ya da duvarınızda duran bir portre veya tablo dile gelip yaşadıklarını anlatıp gördüklerini haykırsa?

Türk Edebiyat tarihimizin zirvesinde yer alan Orhan Pamuk bu romanıyla da kendini aşmıştır. Padişahın özel olarak hazırlattığı bir kitap için nakkaşları toplayan Enişte Efendi ve etrafında olanları okuyacağınız bu roman müthiş karakterler damgasıdır.

Bu Yayın Tam Olarak Neler İçermekte?

Ne Nasıl Anlatılıyor?

Nobel edebiyat ödülünü ülkemize kazandıran yazarımız her yönüyle değişik bir eser ortaya koymuştur. Postmodern anlatımın özelliği olan oyun içinde oyun kuralını farklı bir yapıda işleyen yazar, her karakterin gözünden olayları anlatmakta gösterdiği başarı kayda değerdir. Nakkaşların yetişmesi, aralarındaki çekişmeleri içinde Zarif Efendi öldürülür ve nakkaşlar içinde kargaşa meydana gelir. Padişah olayı araştırma görevini Üstat Osman ve Kara’ya verir…

Olayların çözülmesi renkler gibi her satırda farklı ilerler. Nakkaşın sanatında işlediği ağaçın dili olması, köpeğin şahit olduğu olayları anlatması bu eserin anlatım gücünün ve farkının yansıması. Her satırı tarihe bırakılan bir nakış , her cümlesi bir renk olan bu eser aynı zamanda dönemin Osmanlı devleti ve İran şahı arasındaki rekabeti çarpıcı bir şekilde işliyor.

Aşkların, kişisel hırsların resim sanatından yola çıkılarak günümüzde sanat ve sanatçının hayatına etki eden temel gücün; yetki, hırs ile aynı özellikleri taşıması… İsimlerini resimlere işlenen renklerden alan karakterler her yönüyle büründükleri boyandıkları şekli alıyorlar.

Romanda çarpıcı unsur belki de daha önce denenmiş olan her olayın her kişinin gözlemi ve bakış açısıyla işlenmesi. Bir mahkeme salonunda ifade veren suçlular gibi herkes kendini satırlara döküyor. Zarif Efendi ‘nin atıldığı kuyuda ölümüş şekilde ölümü anlatması ,kırıklarından bahsetmesi ,hayalini ,geride kalanları düşünmesi okuyucunun gözünde durağan olan satırların ve sözcüklerin dirilen varlık gibi konuşmasını anımsatmıyor.

Neden Okunmalı?

Mantığın dışında bir anlatım kapasitesi ve özgün tarzıyla üslubuyla bir baş yapıt olan bu eser. İşlediği konu işleyiş tarzı  ile kendisini okunmaya layık bir eser olarak sunuyor . Yazarın eserde işlediği konu tarihi olaylar ve dönemin kültürel varlığı ile algılayış biçimi sanat yönelimlerini rahat bir şekilde görebilirsiniz. Orhan Pamuk bu eseri oluştururken ressam olma hayali ile bu sanat dalına olan hayranlığını ve bu alandaki araştırmasıyla bilgi birikimini renklerin diliyle büyülü şekilde anlatıyor. Tarihi dönemin derinlerine inerek kurgusal bir zevk ile bazen gülümseme bazen hayret ile renklere boyanacaksınız.

Bu yorumda eseri okuma gerekçeleri, sizin bakış açınızı oluşturmak için bir fırsat ve bu yönde size yol gösterme amacı taşımaktadır. İyi okumalar

guest
211 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments