Şairlerin Ruhu Kadın

Sosyal hayattan soyutlanmış görünse de eski kültürün devamı olarak kadınlar hep vardı. Özellikle çağını aşan edebi anlamda var olan kadınlar, her dönemde var olmuştur.
Bizim tarihimizde edebi alanda önemli bir dönemi kapsayan Divan edebiyatında kadın şairler de yetişmiştir. Bu kadınlar söyledikleri sözler ile sanat alanında rüştünü ispatlamıştır. Tanzimat döneminin eğitim yönü ile yeniden doğan kadın ,  ilklerini  her yönüyle kriz döneminde -1.Dünya Savaşıyla -var olmuştur. Devamında Cumhuriyet ile zirveye ulaşmış her alanda kendine yer edinmiştir. Satırları nakşeden kadından satırlara nakşolmuş kadınlara …Binlerce yıllık edebiyatımızda kadın ,şiirlerin hep baş tacı olmuştur…

 

Bu Yayın Tam Olarak Neler İçermekte?

Güzel Baktı Güzele

Edebi hayatımızın önemli şairleri kadınları baş köşeye yerleştirmiştir. Erkek şairler  kadınlara bunca güzel söz söylerken, kadınları binbir çeşit desen içerisinde gösterip hayat verirken , neden kadın şairler erkeklerden böyle bahsetmez? Erkekler için bir cümle dahi kuramaz?
En güzel bulduğunuz varlığı nasıl anlatırsınız ? Ya da her yönüyle mükemmel bir yaratılmış? Bir erkek için dünyanın -doğanın en müthiş yaratılmışını gören ile doğanın en mükemmel yaratılışından bakmak ile alakalı… Dişi gözünden erkek sıradan bir canlı erkek için ise dişi üstün… En güzel varlığı gören erkek ile en güzel varlığın kendi dişi…

Şairlerin Dilinden Kadın

İşte bu duygular ile kadınları işleyen şairlerden Nazım Hikmet, onu Anadolu gibi görür, toprak gibi görür; yıllarca emeği çalınan sırtından geçinilen , oynatılan, avrat yapılan, kış gecelerinde ısınmak içindir gibi gerçekçi bir yaklaşımda işlemiştir. Hikmet kadınların ruhunu en iyi tanıyan şairdir diyebiliriz. Şiirlerinin hepsi özlem hepsi aşk hepsi kadın… Vatan  gibi…
İkinci yeni şairlerinin şiir kaynağı olan bir kadın… Öyle kutsaldır ki saatin bir zaman dilimidir , Edip Cansever’e göre bozuktur ve hep onda durur. Cemal Süreya’ya göre ise onsuz nefes bile alınmayacak kadar özel bir özlemdir, uçsuz bucaksız bir yolculuktur. Kadın dörde bölünmüş birer yarımdır: anne, çocuk… Ülkü Tamer’e göre Tanrı , kadını şiir okuduktan sonra yaratmıştır, o şiirlerde kadın saklı… Atilla İlhan’a göre ise yalnızlıklarında ellerinden tutan, bazen bulut bazen çocuk bazen varlığıyla yok olanlardı… Ümit Yaşar’a göre ise bir kadın , bir yüzdür  ağlayan ruhunda içerisinde , ondan incedir sözleri; kırılgan, taze ve güzel… Necip Fazıl’a göre sırrını koruyan temiz, kapalı bir gonca… Özdemir Asaf’a göre kadın, bazen birbirini öldürmek için çocuk doğurur, kadınlar bir şey olsunlar diye çocuk getirirler dünyaya, bazen keyif bazen zorla… Kadın şairimiz Gülten Akın’a göre kadın , cama vura vura ömrünü tüketen bir pervane…

 

Binlerce şair kendi gözünden anlatmış. Bizde onların dilinden aktarmaya çalıştık…İnsanlığın mimarı kadın… anlamak dileğiyle.

Yorum Ekle