Seçtikleri Hayat Mı? Hayatın Seçtikleri Mi?

Kanayan Yara:

Dünya insanlığının en zayıf noktası üzerine kurulu bir düzen…Bu düzen içerisinde kimisi tutsak, kimisi gardiyan, kimisi patron , kimisi müşteri… Bu yazımızda cinsiyet özelliği ile bataklığa saplanmış insanlara ayna tutacağız. İnsanoğlu bir kez düşmeye görsün. Her gelen düşene bir tekme atmak için kuvvetini esirgemeyecektir. Bazen zevk için bazen kaçış için bazen intikam için… Hayatın karanlık yerlerinde üstü örtülen konuşulmayan evrensel bir durum. Konumuz hayat kadınları…
Öyle bir piyasa haline gelmiş ki taşıdığı tarihi izler ile Maslov’un ihtiyaç hiyerarşisindeki en alt basamakta yer alan temel gereklerden biri… Bu durum popüler kültür içinde hala canlılığını koruyor. Bunun nedenleri arasında artan nüfus ile göç hareketleri sonucu; insan bedeni üzerinden kolay para kazanma isteğinin yol açtığı temel karanlığımızdır.

Eğlencenin Ticareti:

Eğlence mekanları daha çok kazanmak için, saatlik ilişkilerde iki taraflı çıkar dengesi, insan tacirliği ile çoğu kez zorba yöntem, hayat kadınının tercih etmesi gibi temel ana etmenlere bağlın insanlık probleminin derinine ineceğiz. Dünyanın bütün ülkelerinin bizce ana sorunu. Bu durumun hareket alanı yine gelir-kazanç yolları yani para-parasal düzen yatmaktadır. Bu gün teknolojik unsurların artmasıyla değişime uğramış olsa da eski kültürün devamlılığı hala devam etmektedir. Sadece bu çağın olgusu değildir. Sorun insanlık tarihi kadar eskidir.

 

Günümüz şartlarında büyük bir ticari faaliyet olarak vardır. Bu yüzden görselle desteklenen süreç daha güçlü bir toplumsal çöküntüye neden olmaktadır. Bu alanda ünlü olup yıldız olanlar bile var. Dünyaca tanınan şöhret salmış… Birincil nedeni eskiden olduğu gibi para… İnsanın bedeninin satılma nedeni her yerde aynı etmene dayanıyor. İkinci nedeni yine para. Adını pezevenk olan başkasının hayatına kastedip sürükleme nedeni… Her zaman var olan bu sorun özellikle ekonomik sorunların arttığı ülkelerin ana problemidir. Kendi ülkelerinin dışına ihraç ürünü gibi alçakça bir şekilde kullanılır. Savaş bu nedenlerin başında yer alır. Sonra ekonomik gerekçelere dayalı kazanma isteği. Hayat kadınlarının geneli kendi ülkelerinin dışında bu işleri yaparlar. Açlığa düşen insan geçim derdiyle bir şekilde bu yola sürüklenmektedir.

 

Zevklerimiz:

 

Eski Yeşilçam filmlerindeki köyünden kasabasından ayrılan kaçan kadınların düştüğü yer olarak gösterildi. Doğru mudur? Bilemem. Lakin bu konu bolca işlendiğine göre mutlaka bir sayısal değeri vardır. Büyük şehirlerin kültürel yozlaşma ile artan eğlence kültürü kafa dağıtma uzaklaşma yönü genellikle göze çarpan nedendir. Romanlarımızda evliliğe adım atacak çaylak erkeklerin uğrak yeri olarak anlatılır. Eve hizmetçi olarak alınıp binlerce kez taciz ve tecavüz ile bu yola düştükleri… Makam mevki elde etmek için kullanılan erkeklerin kullanılan zayıf yönüdür. İstihbarat için klasik yöntem olarak sunulur. Roman ve filmlerimizde işlenen kötü karakterlerinin ellerine düşen kişiler var, onların yolu başka yöne gidiyor. İstek dışı yani. Ben kimsenin bu işi meslek olarak hedef seçtiğini düşünmüyorum. Bir şekilde hayat onları oraya sürükledi ve onlar da seçimlerini bu yönde kullandı. İyi insanlara denk gelenler bir şekilde çarkın içine girmeden hayatını devam ettiriyor. İşte bizim işleyeceğimiz bu çarkın içine düşen insan kitleleri.

 

Merak ettiğimiz asıl konu hep şu oldu? Bu insanlar bu işi neden yapıyorlar? Onları bu sürece sürükleyen şey nedir?
Bu noktadan yola çıkarak hiç birinin isteyerek ya da bilerek bu illetin içine girdiği söylenemez. Bir şekilde hayat onları oralara sürükledi. Öncelikle bu işin büyük bir ticari sektör olduğunu belirtelim. Yurt dışından gelen kadınlar; haberlerden okuduğumuz bazı dramlarla esir alınarak bir şekilde alıştırılanların olmuş olması. Sonra artık bu işten dönüş yok parası da iyi deyip gönüllü oluveriyorlar. Sıkıntı tam bu noktada. Bu şekilde onları iş verme gerekçesiyle kandırıp ülkelerine getirip pasaportuna el koyup köle gibi çalıştırıp bu çarkın içine düşürülüyorlar. Zorunlu kabullenme durumuna dönüşüyor. Bu durum sorumluları bence terör örgütlerinden farkı yok. Lakin hiç haberlerde okumadık bu mekan sahiplerinin hallerini. Baskın haberi o kadar.

İnsan Ticareti:

Yabancı uyruklu yurtdışına, ya diğerleri? Özellikle insan tacirleri nerde? Her ne kadar görünmeseler de toplumsal sorunun ve ahlaki çöküntünün baş aktörü onlar. Bir de tabi arz talep dengesiyle bakarsak bu süreç insanlar isteği sürece devam edeceğini gösteriyor. Erkeklerin para verip zevk uğruna yaptıkları bir aktivite olduğu sürece devam edecek. Hem ahlakımızı bozacak hem aile kavramını yok edecek.
Bu işin ticaretini yapanlarda kazançlarından memnunlar ki eksilmeden devam ediyor. Tabi bu durumun dünyadaki temel sorunu bulaşıcı ölümcül hastalıklar. Bu tür kadınların taşıdıkları hastalıklar ile birlikte olduğu insanların bulaştırdıkları hastalıkları yaymalarıyla büyük sağlık probleminin doğuşuna neden oluyorlar. Bu sürecin sağlıksız koşullar ve insanlık dışı birliktelik ile başlıyor. Bu gün hastalıkların özellikle ölümcül olanların AIDS , EBOLA gibi ölümcül hastalıkların yayılma nedeni olarak gösteriliyor. Bu durum devam ettiği sürece de bu hastalıkların yenisi çıkacak ve eskilerle birlikte yayılmaya devam edecek.

 

Hayatımın kadınından evrilerek hayat kadınına dönüşen bu kavramsal iş. Dünya üzerinde resmi olarak çalışan dükkan gibi. Vergisi veriliyor, rutin aşılar ve kontroller devletler tarafından yapılıyor. Tabi işin içinde gönüllü ve resmi olanlar için. Asıl sorun kaçak ve zorla yapılanlarda mevcut…

Hayat Kadını:

Bu kadınlarında bir hayatları var. Yıllarca onlar “hafif meşrep, hayat kadını, yollu, fahişe, orospu, nataşa vb. binlerce kavram yakıştırıldı. Araştırma yaparsanız binlercesiyle röportaj var. Emekli olanları var… Acıklı hikaye çok… Bu bizim sorunumuz be sorumluluğumuz. Suç varsa ki var, bizden kaynaklı. Onları bu şartlara iten nedenleri bulup çözüme kavuşturmadığımız sürece de devam edecek. Ve erkek kitlesinin bu tür işlere yönelimi azaldığı anda zaten kendiliğinden bir iş olmaktan çıkacaktır.
guest
12 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments
Adsız
Adsız
Nisan 11, 2020 10:59

Çok güzel bir anlatım. Güzel bir yaklaşım

Rıza Yıldız
Rıza Yıldız
Nisan 11, 2020 15:52

Efsane tbt 🙂

verimisyon
verimisyon
Nisan 11, 2020 15:59

tesekkurler.

verimisyon
verimisyon
Nisan 11, 2020 15:59

Beğenmenize sevindim.

Dr. Ahmet Erarslan Kılınç
Dr. Ahmet Erarslan Kılınç
Nisan 11, 2020 16:52

Malesef durum böyle. Bu konu dünyanın baş skandalı ama halı altına süpürmekten başka çözüm arayışında olan olmadı.

Bayram
Bayram
Nisan 11, 2020 19:43

Akışına bırakmak lazım. Oluyo işte bişeyler.

Özgür Timuçin
Özgür Timuçin
Nisan 11, 2020 20:20

Konuyu çok iyi aktarmışınız. Geçmişte bu işten trilyonluk olanların tarihe geçtiğini de unutmamak lazım. Ama kimsenin bu işi isteyerek yaptığına inanmıyorum.

Helen Yıldız
Helen Yıldız
Nisan 11, 2020 20:48

güzel blog teşekkürler

verimisyon
verimisyon
Nisan 12, 2020 07:28

tesekkurler. begenmenize sevindik.

verimisyon
verimisyon
Nisan 12, 2020 07:29

tesekkurler Özgür Timuçin.

verimisyon
verimisyon
Nisan 12, 2020 07:30

Malesef.

verimisyon
verimisyon
Nisan 12, 2020 07:30

Sizin görüşünüz.