Yandaşlık

Herkese Sevgi ve selamlar. Bu yayının konusu; Yandaşlık veya Fanatizm, CHP-AKP fanatizmi , Galatasaray-Fenerbahçe fanatizmi, mezhep fanatizmi, kısacası tamamen fanatizm sorunu.

Giriş

Hoşgeldiniz, siyaset alanındaki fanatizm sorunlarına geçmeden önce ticaret alanındaki fanatizm sorunlarıyla konuyu ele alabiliriz.
Bir manava gittiğinde, dönerci veya kasaba gittiğinde, hatta bu kırtasiye veya kuaför de olabilir, alışveriş esnasında beyninin farklı bir yerinden bu dükkan şu kadar satsa, şu miktarı kiraya gitse, şöyle olsa, iyi kaldıyor. Gibi iki dakikada aylık, hatta yıllık bütçeleri planlayan garip tipler var, işin sorunlu tarafı da aynı dükkanı kendisine devretsen o hesapların hiçbirini yapamayıp 2 ayda batacak. Bu arada bu örneği verme nedenim fanatizm kavramının sadece yukarıda saydığım alanlardan ziyade, az ya da çok hayatımızın her alanında var olduğuna değinmekti.

yön,taraf

Peki fanatizm bu kadar tehlikelimidir?

Sözlük anlamı itibariyle Fanatizim;
bir dine, bir öğretiye, bir kimseye, bir şeye çok aşırı ölçüde, coşku ve tutkuyla bağlılık, insanı bu konularda aşırılıklara sürükleyen, körü körüne yandaşlık.
Şimdi sözlük anlamı böyle ise bu durumda fanatizm ister, istemez 2’ye ayrılır, en genel haliyle; Zorunlu fanatizm ve zorunlu olmayan fanatizm.
Yandaş kelimesini bugünün muhalefetinden itirazlar eşliğinde sık sık duymaktayız. Fakat o kadar derine inmeyeceğim. Zorunlu yandaşlık; Kendi menfaati için, kendi çıkarlarını korumak için yapılan yandaşlıktır. Şöyle; Biri sizi sömürmeyi hedefliyor diyelim, gittiğiniz her yerde her şeyi size ısmarlatmak tüm hesapları ödemeniz beklentisi adına sizi asla kırmayan, eleştirmeyen, yanlışlarınızı bile görmeyen, hatta sizi saatlerce öven, iltifatlar yağmuruna tutan garip bir yandaşlık, fanatizm. Bu çeşitin diğer alt dallarından birinide varlığı sürdürme hedefli yapılan fanatizm olarak açıklayabiliriz. Köprüyü geçene kadar, ayıya dayı demek gibi düşünebilirsiniz.
Bunun dışında isteğe bağlı, zorunlu olmayan ve çıkarsız fanatizm ise diğer gruba göre daha az tehlikelidir. Mesela kimse Galatasaray taraftarı olduğu için zengin olmaz, veya Fenerbahçe’yi destekleyip çıkar bekleyeni de göremedim. Elbette yerine göre spor gibi alanlardaki fanatizm, körü körüne yapıldığı zaman olumsuz sonuçlar oluşturabiliyor. “Galatasaray benim can düşmanımdır.” diyen yandaş taraftar gördüm. İğrenç cahilce bir örnek ama çevresinden biri yaşamını yitirdiğinde “Fenerliydi o boşver.”diyeni de gördüm.
Bugün Messi, Ronaldo gol atınca sevinen Galatasaray, Fenerbahçe hatta Beşiktaş taraftarları, Türkiye’de kendi takımı dışındaki bir forvet oyuncuncusunun ligde gol attığına sevindiğini hiç görmedim.
Konun siyaset açısına gelmeden önceki son örneğini de şöyle verebilirim; Hep sporda rastlanılmıyor amaçsız fanatizme, bazen “O bugün 400 lira kazandı, ben 500 kazanmalıyım, ben bugün 8 kitap sattım, o satmamalı, o aç kalsın, o ölsün ben yaşayayım.” (Senin işin gücün yokmu? Git evine yıkanan çamaşırlarını kurutmaya bırak.) Böyle birilerine bağlı, anlamsız, amaçsız fanatizm içeren eylemlere de tanıklık edebiliyoruz bazen.

çeşit

Siyaset Yandaşlığı

Mustafa Kemal Atatürk, Halk Fırkası’nı kuracağı dönemdeki konuşmasında kesinlikle sınıf ayrımı olmaksızın tüm sınıfları kapsayacak şekilde bir parti kuracağını açıklamıştı. Halk Fırkası, daha sonra Cumhuriyet Halk Fırkası ve harf devrimiyle birlikte bugünkü adı olan Cumhuriyet Halk Partisi şekline geldi. Chp, tek partili dönemdeyken bile Mustafa Kemal Atatürk’ ün çok partili döneme geçiş amacıyla başlattığı muhalefet partisi seferberliği olan Serbest Cumhuriyet Fırkası girişiminden de görüyoruz ki Atatürk, fanatizm ile zikredilen dönemde de büyük mücadeleler vermiş. Kaldıkı o dönemde, tek başına iktidar olan CHP’nin farklı kişilerden ve görüşlerden oluşan farklı hükümetleri bulunuyor ve CHP, tek partiyken bile bir padişahlık gibi oluşumlara geçmemiş. Bugün çok partili yaşam olarak sürdüğümüz siyaset arenasında ise CHP, dünyada az rastlanan bir başarıyla kuruluşundan sonraki ilk seçimde iktitara gelen AKP karşısında ana muhalefet partisi olarak yer almaktadır. Bu genel verilere değinmemdeki asıl sebep ise bugünkü araştırma sonuçlarındaki korkunç istatistikler.
Bu istatistikleri sayı sayı buraya aktarmayacağım, fakat bilinmelidir ki; ülkemizde bir partiye gönül verenlerin, diğer partilere gönül verenlere karşı, sevgili olmak, evlenmek, arkadaş olmak, selamlaşmak gibi kavramlara kapılarını kapattığını görmekteyim. Bu korku dolu istatistiklerle genelleme yapamayız. Herkes böyle düşünmüyor elbette. Lakin böyle düşünenlerın sayısı da oldukça fazla. Karşındaki CHP’ye oy vermiş olabilir, senin mezhebinden olmayabilir, senin tuttuğun takımı tutmayabilir, fakat o bir insan.

oy

Ve asıl soru şu; O Ak Parti’yi desteklerken, Fenerbahçe’yi tutarken kırmızı severken, bütün bunların sana ne faydası ya da zararı var.
Yine o istatistikler ışığında çok basit bir cümleyle toparlayacağım. İlkel dönemler ya da ilkel topluluklar diye anılar yerlerde ve zamanlarda, bir genç kızın kiminle evleneceğine kendisi yerine babası karar verirmiş. Bugünkü medeniyet dünyasında bu sorundan kurtulduk. Artık daha çağdaş bir topluluktayız. Modern bir dönemde yaşıyoruz. Fakat bugünkü sorunumuz daha da büyük!
O istatistiklere göre evlilik adayını, sevgili adayını, hatta halı sahabaya maça gidilecek arkadaşı bile kendimiz seçemiyoruz. Fanatizm bizim yerimize seçimi çoktan yapıyor.
Cinsellik alanındaki fanatizm ile ilgili olarak Porno Bağımlılığı üzerine bir yayın oluşturacağım. Yayının linki daha sonra buraya da eklenmiş olur. Bir sonraki yayında görüşmek üzere.

guest
212 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments