Yazar Olmak

Düşünmek yazmanın yarısı… Düşünmek yazmanın en zor anıdır. Yazmak illa yazar olmak değildir. Yazar olma çabası sayfalarca ya da ciltlerce kitaba sahip olmak hiç değildir. Fakat yazar olmak isteyen kişilerde mutlaka belli maslahatlar olmalıdır.Dil ile kurulan sözcükler ise düşüncenin en kötü izahıdır. Bu düşünceler ile yazmaya yazdıkça düşünmeye düşündüklerimi kayıt ettikçe de yazma işine vakıf olmaya başladım. Asla hayalinizi söyleyemez satırlara yazamazsınız… Yazmak için anlamam görmem hissetmem gerekiyordu… O an gelince yazma yoluna koyuldum. 2002 yılının başından bu güne hayat gibi anıları da müsveddelere kaydedip durdum. Hepimiz Futbol oynadığımız gibi düşündüğümüz gibi yazar olmaya adayızdır. Sadece emek ve zaman gereklidir.

 

Neden Yazıyorum:

 

Asıl niyetim yazar olmak köşelerde küflenen eserler bırakmak değil. Önemli dergi yahut gazetelerde köşe yazarı olup koltuk katmak hiç değil.Anlamak ve anlatabilmek için çıktığım yol… Yazmak. Kimilerine göre suç, kimilerine göre esaret nedeni, kimilerine göre kusma yeri, kimilerine göre sevgi dili kimilerine göre ise nefretin yeri… Herkeste farklı yerlere gider yazmak. Bazen binlerce duygu ile yazıveririz. Sıkıntıları mutlulukları kendimle muhasebe edip tartışıp sonra barıştığım yer… Yazmak.
Bir kaç gündür düşünüyorum. Neden yazıyorum diye. Arada da korkuyorum kötü bir şey yazdım mı diye ve sonrasında olacaklardan. Yaklaşık 18 yıldır yazı işiyle uğraşıyorum. Bir öğrencim ilk defa bu sitede yazmayı teklif edince çekincelerimle beraber ne yazabilirim neyi anlatabilirim diye düşündüm. Korkuyordum ya yarı yolda bırakırsam. Ne zamana kadar yazmaya devam edeceğim. Nasıl yazacağım. Uzun soluklu ve yorucu bir iş yazmak, düşünmek, düşünceyi satırlara dökebilmek öyle ha deyince olmuyor. İçimde var mıdır yazmak azmi derseniz? Sınırsızdır. Yıllardan ver yazdığım defterlerle dolu evim… Yakılan, kaybolan bir o kadar daha vardı. Yazdığım konular mı? Her şeyden biraz biraz… Ne kattı ? Kişisel gelişimimi olumlu yönde zirveye taşıdı ve taşımaya da devam ediyor. Ne yazıyorum?Ağırlıklı olarak düşünce yazıları… Sohbet, deneme, fıkra gibi…

yazar olmak

Başlama Süreci:

 

Yazmaya başlamam düşünmekle oldu… İlk başta bir kaç şiir sözü ile başladı. Lakin her düşünceyi şiirsel dille ifade etmek zor geldi. Düz yazı şeklinde yazmalara da başladım. İlk başlarda çoğu günlük olayları anlatan az yorum bulunan yazılardı Ancak şimdi boyut değiştirdi. Şunu keşfettim zihin de evren gibi düşündükçe genişliyor. Yazdıkça keşfedilmemiş gezegenlerin keşfi gibi mutluluk hissediyorum. Yanıbaşımda olan fakat görmediğim, dokunmadığım, hissetmediğim, her şeye dikkat kesiliyorum. Büyük bir iş yapmış olduğumu düşünerek rahatlıyorum. Yazma eğilimi hep varmış içimde… Zamanlama olarak ergenlik geçiş aşaması, kendimi keşfetme dilimi oldu… En uçuk fikirler, en düzensiz hayaller, en fevri hareketler o zaman oluşmuş. Aslında bana yol olmuş. Benliğimin oluşumu da tam olarak orada başladı… Söz uçar yazı kalır deyişi ile düştüm kelimelerin ardına… Boncuk işçisi gibi diziyorum…

 

Mahlas veya Müstear İsim:

 

Yazarken kendime isim arıyordum. Kendini arayan adam, kendini bulan adam gibi yakıştırmalar ile satırlarda gizem arayıp içimi döküyordum. Sonra düşündüm beni ben yapan şey ne diye? Yazmak. Ne yaparak mutlu oluyorum? Cevap yazarken… Yazarak geçmeye başladı günlerim. Sayfalarca karaladım durdum. Lise yıllarında yaklaşık 5 defter birikmişti bile… Konuyu yakın arkadaşlarıma açıyordum ve ilerde kitap çıkarmalısın diyorlardı… Edebiyat dersinde mahlas konusunu öğrendik bende kendime bir mahlas seçtim ‘Kudret’ o mahlas hala kullanımda gelişerek… Müstear isim olarak da kullanıyorum. Yazdıklarımı kitap olarak basmayı düşündüm hep. Hatta üniversite yıllarımda çok öneren oldu. Hocalarım bile destekledi. Şiir göndermemi yarışmalara katılmamı istediler… Bazen yarışmalar beni aştı, tema olarak; bazen ben istemedim, birilerinin maşası olmayı. Zira dergiler ve yayımlanacak yerler hep bir görüşün izinde idi. Ben kendi görüşüm olmakla birlikte kimsenin yolunda olmak istemedim. Belki de hiçbir görüşün izine prangasını vurmak istemedim. Belki de bir yere katılırsam bunalırım ve özgürlüğümün kısıtlanması gibi hissederim diye düşündüm. Kitap çıkarmaya gelince o kadar yeterlilikte değildim. Şimdi ise zor bir ihtimal çünkü hala yeterli değilim. Ve kitaplar her ne kadar okunsa bile teknolojiye yenik düştü. O yüzden bir kaç yıldır bu site işlerine merak sarmıştım fırsatı bulunca da dört elle sarıldım. Günlerdir yazdıklarımla karşınızdayım.

yazar-yazmak

Varlık Sebebi:

 

İnsan yazdıklarıyla var oluyor. Bazen büyük şairlere özeniyorum. Bazen büyük yazarlara… Bazen yaşayan insan olarak düşünüyorum ve Yaşar Kemal’in Ağrı Dağı Efsanesi’nde atı bulan köylü… Bazen Kürk Mantolu Madonna’da Raif Efendi… Bazen Hayvan Çifliği’nin bir üye hayvanı… Çoğu zaman şiirlerin içinde ruh bulmuş bir üstat oluveriyorum. Onların dünyasından bakmaya çalışıyorum… Orhan Veli’nin Bedava’cısı… Necip Fazıl’ın Sakarya Türküsü… Nazım Hikmet’in Kerem Gibi’si… Satır satır o düşüncelerle şairlerin dünyasına gidiyor, onların baktığı gibi bakmaya çalışıyorum. Büyük bir komutan büyük bir lider bir bilim adamı olamamışız. Bu saatten sonra da olamayız. Yeteneğimiz ölçüsünde satırlarda yaşamaya çalışıyoruz. Ne kadar yaşarız böylesi bir çağda o da meçhul. İnternetin çöplüğünde kaybolup gitmekte var… Özendiklerim ise binlerce yıldır yaşayan liderler değil… Duygu dünyamıza hala ışık olan sanatçılar. Büyük üstatların yanından geçemeyiz zira onlar güneş biz el feneriyiz… Kendi yolumuzda ışık olup çevremizdeki bir kaç insana da yol göstermek amacımız. Yazmak zor iş lakin seviyorum da…

Ne kadar sürer bilmiyorum. Bana sorarsanız heyecanım devam ettikçe yazacağım… Durmam gerektiğini hissettiğim yerde duracağım. Gördüklerimi diz de görün… Hissettiklerimi siz de hissedin. Kendinizden bir cümle bulun sarılın hayata diye buradayız. Bu satırlarda geziniyorsanız ve buraya kadar okuduysanız; sizin de içinizde bir ışık var… Korkmayın ölümden kolay yazmak… Ayrı pencerelerde aynı dünyaya farklı şekilde bakıyoruz… Yaşadığınızı kendinizi satırlara dökünce anlayacaksınız… Saygılarımla…. Sevgilerimle… Daha önce benzer şeyleri anlattığım yazım içim buraya tıklayabilirsiniz.

guest
212 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Inline Feedbacks
View all comments